Mahalle Bakkalından Küresel Aktöre ARÇELİK İşletme Tarihine Marksist Yaklaşım


Arka Kapaktan

" Koray,kitabın önsözüne “insanların potansiyellerini özgürce geliştirebilecekleri bir toplum düzeninin önündeki en büyük engel zorunlu çalışmadır” diye başlıyor.Kapitalist işletmeler zorunlu çalışmanın en önemli aktörleridirler. Öyle aktörler ki nesneler dolayında tüm yaşantımıza sızıyorlar, tüm yaşantımıza sızmaları için çalışmak zorunda kalıyoruz. Neden ve sonucun birbirine karışma aşamasını bile geçtiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Nedenler ve sonuçlar sorulmuyor, genellikle nesnelerle dolu dünyada sorgusuz-sualsiz yaşamaya devam ediyoruz. Bu zorlu süreç eleştirel insanları, huzursuz olanları, özgürleşmek isteyenleri çalışmaya ama daha çok çalışmaya çağırıyor. Kapitalizme karşı durma anlamında çalışma,kapitalizme karşı durmaya ışık tutacak politikleşmenin teorik dili anlamında çalışma. Kapitalizme karşı politikleşmenin teorik dili nesnelere baktığımızda hastalıklı varoluşu ile kapitalizmin yapısal işleyişini bizlere gösterebilmeli. Kapitalizme karşı politikleşmenin teorik dili kapitalizmin işleyişinin somut aktörleri olan kapitalist işletmeleri bizlere gösterebilmeli. Kapitalizme karşı politikleşmenin teorik dili bu işleyişin yaşanan topraklara ait özelliklerini bizlere gösterebilmeli. İnsanları, doğayı tahrip eden bu düzeneklere karşı bu iki çabanın paralel yürümesi gerekiyor. Koray Yılmaz’ın elinizdeki çalışması kapitalizme karşı politikleşmenin teorik dilini inşa etmeye yönelik önemli bir adım. "

Fuat ERCAN

 

İÇİNDEKİLER

İÇİNDEKİLER

Önsöz veTeşekkür 9

Önsöz/Fuat Ercan 13

Giriş 19

BirinciBölüm

İşletmeTarihi Üzerine. 27

Alternatif Yazın 27

İşletmeTarihi Yazını 36

          N.S.B Gras ve Yansız Firma, Yansız İşletmeTarihi 41

          A. Cole ve İşletme Tarihinde Disiplinler Arası Arayış ve Kapsam Sorunu 44

          T. Cochran ve İşletme Tarihinde Alınamayan Kültürel Yol 47

          A. Chandler ve İşletme Tarihinde İçselci Sentez. 50

          A. Chandler Sonrası İşletme Tarihi 65

İşletmeTarihine Metadan Başlamak; Marksist Bir Değerlendirme 83

İkinciBölüm

İşletmeve İşletme Tarihine Marksist Bir Yaklaşım Denemesi 89

Bireysel Sermaye Olarak İşletme ve İşletme Tarihi; Marksist Bir Kavramsallaştırma 89

Bireysel Sermaye Olarak İşletme ve İşletme Tarihi; Marksist Bir Analiz 95

Bireysel Sermaye Döngüleri ve Bireysel Sermaye Olarak İşletmenin Tarihsel Gelişiminin Aşamaları 140

ÜçüncüBölüm

BireyselSermaye Olarak İşletme ve İşletme Tarihi; Arçelik A.Ş. Örneği 145

Bireysel Sermaye Olarak Arçelik Tarihinin Arkaplanı; Türkiye’de Kapitalizmin GelişmeTarihine Genel Bir Bakış 145

Sermayenin Kişileşmesi Olarak Kapitalist, Vehbi Koç ya da “Koç Bey” Üzerine 160

Koç’un İlk Birikimi 184

          Dünya Kapitalizmi ile Eklemlenme ve Koç’un Birikimi 185

          Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Geçiş; Sermayenin Mekânsallığı, Ölçek Değişimi ve Koç’un Birikimi 209

DördüncüBölüm

BireyselSermaye Olarak Arçelik. 217

Arçelik’te Metalaşma 221

Arçelik’in Kuruluşu veya Para Sermaye’nin Oluşumu 225

Para’nın Meta’ya Dönüşümü; Arçelik’te “P-ÜA”. 235

          Ticari Sermaye Birikiminin Krizi ve Sermayenin Üretime Yönelmesi 235

          Bireysel Sermayelerin Birikimi vs Makro Ekonomi; Çözüm Arayışları 238

          Sınıflar Arası ve Sınıf İçi Çelişki ve İşbirliklerini İçeren Bir Süreç Olarak; “P-ÜA” 247

Arçelikte İşçi, Emek Gücü, Yönetim Teknikleri ve Sınıf Mücadelesi; “P-EG ” 253

          Emek gücü. 256

          Yönetim Zihniyeti, “Governmentality” 260

          Sınıf Mücadeleleri ve Grevler 269

Arçelik’te Üretim Süreci; “ÜR” 281

          Makineli Üretim ve Disiplin 282

          Üretim Araçları ile Emek Gücünün Uyumlulaştırılması. 288

          Ürün Çeşitlendirme 289

          Çamaşır Makinesi. 292

          Otomatik Çamaşır Makinesi 294

          Buzdolabı 297

          Muhtelif Meta Üretimi 299

          Vardiya; Gündüz ve Gece Çalışma 304

          Arçelik’te Sermayenin Uluslararasılaşmasının Zorunlu Sonucu Olarak Teknolojik Yatırım ve AR-GE 305

Arçelik'te“M* - P*”, Metaın Paraya Dönüşümü, Realizasyon 309

          Arçelik’te Realizasyon Sürecinin Organizasyonu 310

          Burla-Beko, Ticari Kâr Üzerinde Mücadele 310

          Atılım Şirketler Dönemi 316

          Atılım’dan Sonra 319

          “Aşk-ı Memnu” mu? Realizasyon Politikaları 319

          Mitleşen Bayi Teşkilatı 333

          Ticari Sermaye ve Sanayi Sermayesi Arasındaki Bazı Çelişkiler 343

          Realizasyonun Uluslararasılaşması 348

Arçelik’te Mekânsal Yayılma, Yatırımlar, Çelişkiler ve Dinamikleri 365

          Sütlüce 365

          Çayırova 371

          Tek Mamul Tek Fabrika 376

          Yeniden Yatırımın Uluslararasılaşması 388

Arçelik’te Profesyonel Yöneticilik, Sahiplik ve Organizasyon 393

          Anonim Şirket ya da Özel Mülkiyet Olarak Sermaye’nin Kapitalizm İçinde İlgası 393

          Sınıfsal Bir Düzenleme Olarak Sınırlı Sorumluluk 395

          Gerçek Kişiden, Tüzel Kişiye; Servetin Sermayeden Ayrılması 396

          İşlev Gören Kapitalist Olarak Yönetici  397

          Arçelik’te Profesyonel Yöneticilik  398

          Yöneticiliğin İnşası, Türk Sevk ve İdare Derneği 398

          Profesyonel Yöneticiliğe Giden Yol;Ortak Müdür ve Kılavuz Komite 400

          Arçelik’te Profesyonel Yöneticiliğin Doğuşu, Çelişkiler-Sonuçlar 402

          Arçelik’te Organizasyonel Gelişme 407

          Yönetim Organizasyonları, İşçilere Üflenen Katılım Ruhu 414

Bireysel Sermaye Sürecine İçerilen Değerler, Arçelik’ten Bazı Örnekler 416

Bireysel Sermaye ve Devlet İlişkisini Sorunsallaştırmak 422

Bireysel Sermaye ve Toplumsal Cinsiyet İlişkisini Sorunsallaştırmak 424

Sonuç Yerine; Şirkete Alternatif Düşünmek 431

Ek. 1:Teşvik Alan Beyaz Eşya Firmaları, 1980’den Bugüne 437

KAYNAKÇA 443 

ÖNSÖZ

Kapitalizmin Görünür Elleri: ŞİRKETLER

KOÇ CUMHURİYETİ: Mahallemizin Bakkalından Küresel  Aktöre

Business Week dergisinin 7 Ocak 1967 tarihli sayısındaTürkiye’ye ilişkin bir yazı “Üçüncü Sektör” başlığı ile çıkacaktır. Yazıda “bir endüstri imparatorluğu kurmuş olan Vehbi Koç” anlatılıyor; yazının bir yerindeise şu anlamlı ifade kullanılıyor: “44 sınai ve ticari şirketle ilişiği bulunanKoç, Türkiye iş hayatının en ilerde gelen simasıdır. Kendisine Türk ekonomisinüçüncü sektörü adı verilmektedir: Devlet sektörü, Özel sektör ve Koç Sektörü”(Business Week’ten aktaran Koç Topluluğu’nun çıkardığı Bizden Haberler, 1967:8).

 “Küresel pazardarekabet edecek güce sahibiz”( Ali Y. Koç, Bizden Haberler Dergisi,2009)

Çevremize şöyle bir baksak ve gördüğümüz şeyleri alt altayazsak. Nesnelerle çevrelenmiş hayatlara sahip olduğumuzu görüyoruz.  Başka bir gözle baktığımızda bu nesnelerinher birini insan emeği olarak da görebiliriz. Tüm nesneleri farklı bileşimleriile bir araya gelen emek-gücünün oluşturduğunu söyleyebiliriz. Kapitalizminyapısal mantığının yükselişte olduğu dönemde A.Smith nesnelerin çeşitlenerekçoğalmalarını işbölümünden hareketle açıklıyordu. İşbölümünü de insanda varolan değiş-tokuş güdüsüne bağlıyordu. Değiş-tokuş güdüsü ile hareket edenbireyler amaçlarına en uygun araçları seçtikleri ölçüde “toplumsal ortak iyiye”ulaşılıyordu. Liberaller bu işleyişi kapitalizmi yüceltecek bir özellik olaraktanımlıyordu ve işleyişe  “gizli el”diyorlardı.

Bu toplumsal düzenekte yeni ve farklı olan bir şey vardı,aktörlerden biri şizofrenik bir biçimde tanımlanıyordu. Üretim faktörlerini biraraya getiren özel kişi olarak Ahmet, Ayşe, George ile onların gerçekleştirdiğiorganizasyonlarının sahip olduğu hukuksal tüzel kişilik olarak şirketleri. Aynıkişide toplanan iki kişilik, kişinin sahip olduğu şeylerden biri bir cebindekendine ilişkin harcamaları içerirken, diğer yanda hukuksal düzenekler içindedüzenlenen sermaye hesaplarını içeriyor. M.Weber ussal endüstriyel örgütleriyani kapitalist işletmeyi kendine özgü kılan iki önemli değişkenden bahseder“ev ile işin birbirinden ayrılması öğesi ve bununla yakından ilişkili olarakussal defter tutma. Ussal işletme defteri bu şizofrenik parçalanma için önemli.Önemli çünkü “iş malvarlığını kişisel malvarlığından hukuksal olarak ayırma”gibi bir özellik arz ediyor.( M.Weber, Protestan Ahlakı ve KapitalizminRuhu)  Gündelik dile içkin olan amasoyutlama açısından sorunlu olan bir nokta var ki kapitalist işletme derkenkapitalizm ve sermaye derken sermayedarı işaret etmemiz. “Kapitalist işletme”ile “sermaye” kavramları arasındaki farklılıklar genellikle dikkatealınmıyor.  Bu kavramlar sıklıkla birbiriyerine kullanılıyor. Oysa “kapitalist işletmenin” somut-hukuksal varoluşu ile“sermayenin” yapısal/soyut mantığı birbirini dışlayan bir özelliğe sahip değil,tam tersine birbirini tamamlayan kavramlar. Kapitalizme eleştirel birçerçeveden bakan analizlerde genellikle en soyut/yapısal bir işleyiş olaraksermaye ve sermaye düzeneklerinden bahsedilirken, ana akım iktisat ve işletmetarihi çalışanlar doğrudan kapitalist işletme üzerinden analiz yapılıyor.  Oysa kapitalizmin şizofrenik hukuksal birkişiliğe sahip olan firmalarının sağlıklı analizi kapitalizmin “gizli el”üzerinden analizler yerini şirketlerin görünür ellerine bırakacaktır. Fakatgörünür el olarak şirketlerin içinden biçimlendiği yapısal özelliklerianalizimize katmadığımızda şirketleri kendi mantığı içinde, kendisi için analizetme hatasına düşeriz. Bu iki düzlem arasındaki boşluğun doldurulması eleştirelMarksistler için çok ama çok önemli.

Sevgili arkadaşım/meslektaşım Koray Yılmaz yukarıda işaretettiğim boşluğu dolduracak cesaret isteyen bir çabaya girmiş. Ve sonuçtaoldukça anlamlı bir çalışmayı elinizde tutuyorsunuz. Boşluğu dolduran birçalışma. Türkiye gerçeğini somut işleyiş üzerinden anlamamızı sağlayan sadecebir çerçeve değil, bu çerçevenin içi de örnekle doldurulmuş. Türkiye pratiğindebiçimlenen, Türkiye pratiğini biçimlendirme de önemli katkıları olan Arçelikşirketi kavramsal düzeneği canlı bir hale getiriyor.

Koray arkadaşım şirket/işletme/firma kavramını“doğallaştırıcı” etkilerinden arıtarak tarihsel bir düzleme taşımak içinK.Marx’ın kavramsal düzeneklerine başvuruyor; “genel olarak sermaye”, “bir çoksermaye” ve “bireysel sermaye”. Bu kavramsal düzenek içinde işletme olgusugenel olarak sermaye kavramından hareketle ve onunla ilişkili olarak bireyselsermaye olarak tanımlanıyor.  Koray’ınanalizinde oldukça önemli olan nokta ise geliştirdiği bu yaklaşımın kendisininde işaret ettiği üzere; “tek tek ŞİF’ler’in gelişim tarihine yönelik bir teorikzemin oluşturabileceği gibi, ülke ölçeğinde ŞİF’lerin gelişme süreçlerine dair”analizleri olanaklı kılması. Koray Yılmaz bu olanağı Türkiye gerçekliğindeanaliz ediyor. Geçmişi, Türkiye’nin de geçmişi olan özel kişi olarak Vehbi Koçve onun sahip olduğu tüzel kişi olarak Arçelik işletmesi çalışmanın merkezinioluşturuyor. Koç Holding’in gelişimi aslında W.Sombart’ı doğrulayacak birözelliğe sahip. Sombart’ın ifadesi ile “Zincirlerinden boşalan bu dev, yoluüzerinde ilerlemesine karşı çıkan bütün engelleri yıkıp dümdüz ederek ülkedenülkeye yayılmaktadır”(W.Sombart, Burjuva). Vehbi Koç ile başlayan ve sermayeninfarklı işlevlerini içinde barındıracak bir organizasyon olarak Koç Holding’inzincirlerinden boşanan bir dev gibi Ankara’da başlayan yaşamını daha sonra tümTürkiye’ye ve son yıllarda ise dünya ölçeğinde geliştiğini görüyoruz. KoçHolding’in son temsilcilerinden Ali Y. Koç: “Küresel pazarda rekabet edecekgüce sahibiz” diye devin ulaştığı aşamayı gösteriyor. Hayatımızı çevreleyennesnelerin sayı ve çeşidini arttırdıkça büyüyen, büyüdükçe oldukça farklımekanlara yayılan ve yayıldıkça daha bir görünür olan dev. Türkiye’dekapitalizmin en görünür eli, demir yumruğu.

Çalışmada Türkiye’de kapitalizminin kendine özgü gelişmeeğilimleri içinde inanılmaz zengin detaylar üzerinden zincirlerinden boşanandev Koç Holding’in önemli bileşeni olan Arçelik analiz ediliyor. Nasıl “…VehbiKoç bir kişi değildir, bir müessese” ise Arçelik sadece bir işletme değildir.Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yorumunda Erol Bilibik’e göre “Koç kapitalinin,sanayi kapitalinin pazarlamasının Türkiye’de örgütleniş biçimi, Adalet Partisiyerel yönetim başkanlıklarının bayilikler şeklinde elde bulundurmasınayöneliktir. Yani AP’yi iktidara getirecek iller, ilçeler bazında başkanlarArçelik bayilerinin sahipleri durumundadır. Bunların hepsini üst üstekoyduğumuz zaman durum şunu gösteriyor:“Yeni ve kuvvetli bir iktidar var:Özünde de sanayi burjuvazisinin iktidarı ” (Erol Bilibik) Türkiye pratiği içinoldukça önemli bir aktör/işletme olan Arçelik, Koray’ın ince fırça darbelerindeoldukça heyecan verici bir öyküye dönüşüyor. Kavramsal düzenekleri hareketegeçiren bir öykü, Türkiye pratiğinin kendine özgülüklerini açığa çıkaran biröykü.

Koray kitabın önsözünde “insanların potansiyellerini özgürcegeliştirebilecekleri bir toplum düzeninin önündeki en büyük engel zorunluçalışmadır” diye başlıyor. Kapitalist işletmeler zorunlu çalışmanın en önemliaktörleridirler. Öyle aktörler ki nesneler dolayında tüm yaşantımızasızıyorlar, tüm yaşantımıza sızmaları için çalışmak zorunda kalıyoruz.  Neden ve sonuç  birbirine karışma aşamasını bile geçtiğimizbir dönemden geçiyoruz.  Nedenler vesonuçlar sorulmuyor, genellikle nesnelerle dolu dünyada sorgusuz-sualsizyaşamaya devam ediyoruz. Bu zorlu süreç eleştirel insanları, huzursuz olanları,özgürleşmek isteyenleri çalışmaya ama daha çok çalışmaya çağırıyor. Kapitalizmekarşı durma anlamında çalışma, kapitalizme karşı durmaya ışık tutacakpolitikleşmenin teorik dili anlamında çalışma. Kapitalizme karşıpolitikleşmenin teorik dili nesnelere baktığımızda hastalıklı varoluşu ilekapitalizmin yapısal işleyişini bizlere gösterebilmeli. Kapitalizme karşıpolitikleşmenin teorik dili kapitalizmin işleyişinin somut aktörleri olankapitalist işletmeleri bizlere gösterebilmeli. Kapitalizme karşıpolitikleşmenin teorik dili bu işleyişin yaşanan topraklara ait özelliklerinibizlere gösterebilmeli. İnsanları, doğayı tahrip eden bu düzeneklere karşı buiki çabanın paralel yürümesi gerekiyor.

Koray Yılmaz’ın elinizdeki çalışması kapitalizme karşıpolitikleşmenin teorik dilini inşa etmeye yönelik önemli bir adım. SosyalAraştırmalar Vakfı’nın (SAV) bu adımları/enerjileri biraraya toplaması da çokama çok önemli. SAV’ın dolaşıma soktuğu çalışmalara/kitaplara baktığımızdakapitalizm, kapitalizmin Türkiye pratiğinin büyük fotoğrafını ele verecekbirbirini destekleyen çalışmalar olduğunu görüyoruz. Büyük harita her çalışmadadaha belirgin, daha  görünür halegeliyor. Marksist kavramsal düzeneklerin canlı-kanlı hale geçirecek önemli biremek-çaba. Sosyal Araştırmalar Vakfı’na, çalışması ile öğrenen-öğretenilişkisini karşılıklı hale getiren Koray Yılmaz’a büyük fotoğrafa yapılacakanlamlı fırça darbelerine hayat veren sevgili Serap Kurt’a teşekkür ediyorum.Aydınlatma için çalışmaya, daha çok çalışmaya. Umutlanmaya devam.

Fuat Ercan-Teşvikiye

KÜNYE

1.Basım Eylül 2010

13.5x19.5cm,

472sayfa

18.00TL

ISBN978-605-61579-0-5

Yayına Hazırlayan: Serap Kurt

Kapak Tasarımı: İlknur Kavlak

Baskı Öncesi Hazırlık: Ülkü Gündoğdu

ÖN KAPAK