"İŞÇİ SINIFININ DEĞİŞEN YAPISI VE SINIF HAREKETİNDE ARAYIŞLAR, DENEYİMLER"

İşçi sınıfının sosyal yapısı ve buna bağlı olarak geleneksel işçi hareketinde yoğun bir dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci işlemekte. Neo-liberal iktisadi politikaların belirleyiciliği altında geçen son birkaç onyılda ve özellikle de küresel düzeyde yapısal dönüşümlerin derinleştiği son on yıllık dönemde dünyada ve Türkiye’de işçi sınıfının sosyal yapısında belirgin eğilimler gözlenmeye başlandı. Bu durum esas olarak işçi sınıfının belli bir tarihsel dönemde şekillenen ve belli ekonomik modeller zemininde gelişme kaydeden geleneksel örgütlenmelerinin, sendikaların da etkinliklerini yitirmelerine neden oldu.

Ancak bu dönemi aynı zamanda sınıf hareketinde yeni arayışların, farklı deneyimlerin de yoğunlaştığı, yaygınlaştığı bir dönem olarak görmekteyiz. Brezilya’da ve Arjantin, Güney Afrika, Hindistan’daki yeni tip sendikal oluşumlar bu durumun önemli birer işaretidir. Deneyim ve örgütlenmelerinin bazılarının neredeyse geleneksel sınıf örgütlenmeleri kadar uzun geçmişleri olmasına karşılık, mevcut durumdan dolayı daha ön plana çıkmış ve tartışılır olmuşlardır. Bu sürecin yorumlanması konusunda da aynı terimler kullanılsa ve benzer karşı örgütlenme dinamikleri oluşturulmaya çabalansa da farklı amaçlar tarif edilebilmekte, farklı isimlendirmeler yapılmaktadır.

Sempozyumun hedefi, öncelikle dünya ve Türkiye’deki değişen sınıf yapısı ve mücadelesi üzerine deneyimleri disiplinlerarası bir perspektifle ele almak, bu konudaki yaklaşımların tartışılması ve etkileşime girmesini sağlamaktır.

Sempozyumun Türkiye ve dünyanın başka ülkelerinde işçi sınıfının bileşimi, niteliği ve siyasal konumunu etkileyen gelişmelere ışık tutan yaklaşımları ele almanın yanında özel olarak Türkiye’de vücut bulmaya başlamış ve birbirinden kimi konularda farklılaşan, ancak esas olarak geleneksel sendikal alan dışında yer alan oluşumları değerlendiren bir bölümü de olacaktır.

Böylelikle, kuram ve ampirik veriler düzeylerinde,  dünya ve Türkiye düzlemlerinin karşılıklı ve somut bir bağlam içinde ele alınmasına katkı sağlanılacağı düşünülmüştür.

YÖNETİMDEN

“İŞÇİ SINIFININ DEĞİŞEN YAPISI VE  SINIF HAREKETİNDE ARAYIŞLAR, DENEYİMLER”  başlığı ile 16 – 17 Ekim tarihlerinde yapılan 1. Sınıf  Çalışmaları Sempozyumu, Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın (SAV) ve Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (TÜSAM) bu kapsamdaki ilk etkinliği idi.

İlkbaşta açıkça belirtmek gerekiyor; etkinlik amacına ulaştı ve aynı zamanda, kuruluşundan bu yana sınıf analizlerini temel çalışma eksenlerinden biri olarak gören SAV’ın ve kendi misyonunu bu alan olarak açıklayan TÜSAM’ın saptamalarının ve hedeflerinin doğru olduğunu, bu alanda yapılması gereken birçok çalışma olduğunu kanıtladı.

Etkinliğin amacına ulaşması; kapsam, program, sunuş ortam ve araçları, organizasyon, duyuru, katılım v.b. açılardan herşeyin mükemmel ya da mükemmele yakın olması anlamına gelmiyor, tam tersine birçok eksikliğin olduğunu da açıkça belirtmek gerekiyor.

Ama aşağıdaki sıraladığımız olgular yani:

  • Birincisi; sempozyumun açılışından kapanışına kadar, sempozyumu -deyim yerindeyse- tam bir açlıkla izleyen ve sunulan bildirileri anlamayı, günlük yaşama ilişkin sonuçlarını çıkarsamayı hedefleyen, sempozyumun en belirgin eksikliği olarak vurgulanan sunuşları tartışma  ya da sunuşlar üzerinde düşünce açıklama olanağına sahip olmamayı “sorun” haline dönüştürmeyen çoğunlukla gençlerden oluşan bir izleyici profili,

  • İkincisi; sempozyumda bildiri sunmuş olsun olmasın, şimdiye dek bu alandaki araştırmaları yapan aydınlarımızın ve uzmanlarımızın sempozyum öncesinde, sırasında ve sonrasında verdikleri destek ve üzerine düşenleri tereddütsüz yerine getireceklerini belirten beyanları,

  • Üçüncüsü; hem dünyanın dört bir köşesinde yaşanan deneylerden öğrenerek hem deneye - yanıla yollarını açan, kazandıkları yeni deneyimleri paylaşan organizasyonlarımızın varlığı ve tavrı,

  • Dördüncüsü, çok az bir bölümü katılmış olsa bile, sempozyuma katılan siyasal örgütlerimizin yaklaşımları

Sempozyumun amacına ulaştığını açıkça belirtmemizi sağlıyor.

Evet, sempozyum Sınıf Araştırmaları alanında kapsamlı ve uzun soluklu çalışmaların güçlü bir başlangıcı olmuştur.

Evet, sempozyum evrensel düzeyde sahip olduğumuz kollektif birikimin, sempozyumu izleyenler, bildiri sunanlar, organize edenler, eleştirenler kısaca tüm “taraflar” olarak taşıdığımız potansiyellerin gelecekten umutlu olmamızı sağlayacak düzeyde olduğunu göstermiştir.

Evet, sempozyum, SAV’a da TÜSAM’a da kendi hedeflerine yürümek konusunda güç vermiştir.

SAV Yönetim Kurulu olarak;

·     En başta sempozyum duyurularımızı karşılıksız bırakmayan, sempozyuma katılarak hem sempozyumu düzenleyenlere güç veren hem de sempozyumun içeriğinin daha geniş kesimlere ulaşmasında taşıyıcı olacak olan kişi ve kuruluşlara,

·     Sempozyum duyurularımıza yer veren, bu konuda röportajlar düzenleyen basın ve yayın organlarımıza, söyleşiler yapan radyolarımıza, sempozyum üzerine yorumlar yazan yazarlarımıza,

·     Sempozyum çağrısını anlamlı bularak,  bu sempozyuma bildiri sunan, birikimlerini aktaran kısacası sempozyumun içeriğini dolduran tüm bildiri sahiplerine,

·     Sempozyuma sunulan bildirileri değerlendiren kurulların üyelerine;

·     Sempozyuma katkılarını esirgemeyen Petrol-İş, Kristal-İş Sendikalarına, Eğitim-Sen İstanbul 4 Nolu Şubesine ve Kalem Tercüme Bürosu’na,

·     Ve tabii ki, bu etkinliği organize eden TÜSAM Yönetim Kurulu’na ve büyük bir heyecanla, şevkle gece gündüz koşturan tüm TÜSAM üyelerine;

Teşekkür ediyoruz.

NOT: Bildiriler Kitabı çalışmaların tamamlanması sonrasında yayımlanacaktır.

 

ÇAĞRI METNİ

İşçi sınıfının sosyal yapısı ve buna bağlı olarak geleneksel işçi hareketinde yoğun bir dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci işlemekte. Neo-liberal iktisadi politikaların belirleyiciliği altında geçen son birkaç onyılda ve özellikle de küresel düzeyde yapısal dönüşümlerin derinleştiği son on yıllık dönemde dünyada ve Türkiye’de işçi sınıfının sosyal yapısında belirgin eğilimler gözlenmeye başlandı. Bu durum esas olarak işçi sınıfının belli bir tarihsel dönemde şekillenen ve belli ekonomik modeller zemininde gelişme kaydeden geleneksel örgütlenmelerinin, sendikaların da etkinliklerini yitirmelerine neden oldu.

Ancak bu dönemi aynı zamanda sınıf hareketinde yeni arayışların, farklı deneyimlerin de yoğunlaştığı, yaygınlaştığı bir dönem olarak görmekteyiz. Brezilya’da ve Arjantin, Güney Afrika, Hindistan’daki yeni tip sendikal oluşumlar bu durumun önemli birer işaretidir. Deneyim ve örgütlenmelerinin bazılarının neredeyse geleneksel sınıf örgütlenmeleri kadar uzun geçmişleri olmasına karşılık, mevcut durumdan dolayı daha ön plana çıkmış ve tartışılır olmuşlardır. Bu sürecin yorumlanması konusunda da aynı terimler kullanılsa ve benzer karşı örgütlenme dinamikleri oluşturulmaya çabalansa da farklı amaçlar tarif edilebilmekte, farklı isimlendirmeler yapılmaktadır.

Sempozyumun hedefi, öncelikle dünya ve Türkiye’deki değişen sınıf yapısı ve mücadelesi üzerine deneyimleri disiplinlerarası bir perspektifle ele almak, bu konudaki yaklaşımların tartışılması ve etkileşime girmesini sağlamaktır.

Sempozyumun Türkiye ve dünyanın başka ülkelerinde işçi sınıfının bileşimi, niteliği ve siyasal konumunu etkileyen gelişmelere ışık tutan yaklaşımları ele almanın yanında özel olarak Türkiye’de vücut bulmaya başlamış ve birbirinden kimi konularda farklılaşan, ancak esas olarak geleneksel sendikal alan dışında yer alan oluşumları değerlendiren bir bölümü de olacaktır.

Böylelikle, kuram ve ampirik veriler düzeylerinde,  dünya ve Türkiye düzlemlerinin karşılıklı ve somut bir bağlam içinde ele alınmasına katkı sağlanılacağı düşünülmüştür.

Nihayet bir “Forum” kısmı ile, “Yeni bir işçi sınıfı hareketi mümkün mü?” sorusunu, akademi, sendika ve yeni sendikal oluşum temsilcileri ve sempozyum katılımcıları ile birlikte tartışarak sonuçlara varılmaya çalışılacaktır.

Sempozyum 19 - 20 Kasım tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecektir.  Sempozyuma bildiri sunmak isteyenlerin 15 Eylül 2005 Tarihine kadar  en az 400 kelimelik bildiri özetlerini ve iletişim bilgilerini içeren kısa özgeçmişlerini Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır '; document.write( '' ); document.write( addy_text10396 ); document.write( '<\/a>' ); //-->\n Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır veya Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır '; document.write( '' ); document.write( addy_text55720 ); document.write( '<\/a>' ); //-->\n Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   e-posta adreslerine msword dosyası olarak göndermeleri gerekmektedir.

 Sempozyumun  mekanı ve nihai programı daha sonra duyurulacaktır.

Sosyal Araştırmalar Vakfı

Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi

Tel: 0212.292 55 85

 *Sempozyum Danışma Kurulu bildirilerin sempozyumda sunulup sunulamayacağı konusunda gerekirse bildiri sahiplerinden 30 Eylüle kadar ek metinler isteyebilir.

PROGRAM

SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI

TÜRKİYE SINIF ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

1. Sınıf  Çalışmaları Sempozyumu

İŞÇİ SINIFININ DEĞİŞEN YAPISI VE  SINIF HAREKETİNDE ARAYIŞLAR, DENEYİMLER”

16 -17 Ekim 2004

10:00-18:00

Tarih Vakfı Darphane Binaları -İSTANBUL

Tarih Vakfı Darphane Binaları, Topkapı Sarayı 1. Avlusu Sultanahmet/ İstanbul

(Girişler: Gülhane parkı girişi yanı- Arkeoloji Müzesi karşısı) İrtibat Telefon: 0 212 292 55 85

Sempozyum Destekçileri

Petrol-İş Sendikası – Kristal-İş Sendikası

Eğitim-Sen İstanbul 4 Nolu Şube - Kalem Tercüme Bürosu

 

SEMPOZYUM PROGRAMI

 

16 Ekim Cumartesi

AÇILIŞ : 10.00 - 10.30

       SAV

       TÜSAM

        Açılış Konuşması: Tülin ÖNGEN

 

1. OTURUM: 10.30 - 13.30 

1.1. İŞÇİ SINIFININ DEĞİŞEN YAPISI VE YENİDEN OLUŞUMU

Moderatör:    Mehmet TÜRKAY

Sınıf Analizlerinin Analizi

Fuat ERCAN

Türkiye'de İşçi Sınıfının Oluşumu ve Sınıf Kültürü

Metin ÇULHAOĞLU

Hizmet Üretimi ve İşçi Sınıfı

Nail SATLIGAN

İşçi Sınıfının Yapısı ve Mücadele Pratiklerini Belirleyen Nesnel Koşular

Tülin ÖNGEN

Kahve Arası

1.2. İŞÇİ SINIFININ DEĞİŞEN YAPISI: MEKANSAL VE SEKTÖREL FARKLILAŞMA

Moderatör: Kurtar TANYILMAZ

Unutulmuş Ötekiler:Kırsal - Yapısal Yoksulluk Kültürü ve Anamas Yöresi Örneği

İsmail GÖKDAYI

Yoksulluğun İmkanları ve "İmkansız"lığı Hakkında Bir Tartışma

Dilek HATTATOĞLU

Sınıf Bilinci ve Sınıf Kültürü: Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikası Örneği

Özge BERBER

 

Yemek Arası : 13.30 - 14.00

2. OTURUM: 14.00 - 18.00

2.1. GELENEKSEL SINIF ÖRGÜTLENMELERİ: DURUM I

Moderatör: Gülistan YARKIN

Yaşanan Sendikal Kriz ve Sendikaların Yenilenme Çabaları

Mustafa ÖZTAŞKIN

Beykoz'dan Eskişehir'e Paşabahçe Deneyimi

Aziz ÇELİK ve Zafer AYDIN

Yeni Yasaların Kıskacında Sınıf Örgütleri

Yüksel AKKAYA

 

Kahve Arası

2.2. GELENEKSEL SINIF ÖRGÜTLENMELERİ: DURUM II

Moderatör: Yüksel AKKAYA

Kamu Sektöründe İstihdamın Yeni Biçimleri ve Örgütlenme

İrfan KAYGISIZ

Hizmet Sunucusu ve Toplumsal Hareket Bağlamında Sendikalar

Engin YILDIRIM

Kahve Arası

2.3. GELENEKSEL SINIF YAPISI: ÇÖZÜLMELER

Moderatör: Besime ŞEN

Üretimde Çözülme ve Tutunma Halleri

Nevra AKDEMİR ve Berna MÜFTÜOĞLU

Gelir Güvencesizliği Karşısında Koruma  ve İşgücü Piyasasında Bölünme

Recep KAPAR

Ev Eksenli Kadın Emeği ve İşçileşme Bilinci

 Asuman TÜRKÜN ERENDİL

 

SORULAR:


 

17 Ekim Pazar

3. OTURUM: 10.00 - 14.15

3.1. DÜNYADAKİ SINIF HAREKETİ DENEYİMLERİNE BAKIŞ I

Moderatör: Nail SATLIGAN

Dealing With the Informalization, Casualization and "Feminization" of Jobs in Globalized India  

Vinay BAHL 

Hindistan'dan Bir Örgütlenme Deneyimi: SEWA

Fatma Ülkü SELÇUK

At the Margins of Inclusion: Class, Community and Labour Market Restructuring in London

David M. SMİTH

Does Deindustrialisation Mean The End Of The Working Class

Fabienne SCANDELLA

Kahve Arası

3.2. DÜNYADAKİ SINIF HAREKETİ DENEYİMLERİNE BAKIŞ II

Moderatör: Hakan KOÇAK

Brezilya'da Topraksız Köylü Hareketi Deneyimi:MST

Metin  YEĞİN 

Arjantin İşsizler Hareketi

Hakan TANITTIRAN

Eski Sovyet Ülkelerinde İşçi Sınıfı Bileşimindeki Değişim ve Örgütlenme Karakteristikleri

Hakan GÜNEŞ

Almanya’nın Sosyal Politikalarında “Reform” Adı Altında Uygulanan Yapısal Dönüşümler

Fatma Şenden ZIRHLI

Yoksulluk ve Mikro Kredi: Bangladeş

Bahar    YİĞİTBAŞ - AKÇA

 

Yemek Arası : 14.15 - 14.45

4. OTURUM: 14.45 - 18.30

4.1. GELENEKSEL SINIF HAREKETINE ALTERNATIF AÇILIMLAR

Moderatör:  Tolga TÖREN

İşçi Sınıfı Örgütlenmesinde Alternatif Açılımlar

Aslıhan AYKAÇ

Geleneksel Sendikal Hareketin Krizi Ve Yeni Bir Sendikal Anlayışın Zorunluluğu Üzerine

Tufan SERTLEK

Kahve Arası

4.2. TÜRKİYE'DEKİ SINIF HAREKETİ DENEYİMLERİNE BAKIŞ

Moderatör: Nazır KAPUSUZ

Avcılar Kadın Kooperatifi Örneği

Birleşik İşçi Sendikası(BİS) Örneği

Birleşik Sendikal Hareket (BSH) Örneği

Dayanışma Evleri Örneği

Emek Çalışmaları Merkezi (EÇM) Örneği

Enerji Yapı Yol Sen Örneği

Üreti-yorum Kooperatifi Örneği

 

KAPANIŞ


ATİLLA ÖZSEVER

Anti – kapitalist mücadelenin önemi -20/10/2004-

İşçi sınıfı hareketi ile ilgili hem teorik hem de pratik deneyimleri yansıtan çalışmaların sınırlı da olsa yeniden "su yüzüne" çıktığı görülüyor. Bu bağlamda 16 – 17 Ekim 2004 tarihlerinde İstanbul'da "İşçi Sınıfının Değişen Yapısı ve Sınıf Hareketinde Arayışlar, Deneyimler" başlıklı bir sempozyum düzenlendi.

Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV) ve Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi'nin (TÜSAM) ortaklaşa düzenlediği sempozyumda, ülkemizdeki sınıf hareketinin geçirdiği süreç, geldiği nokta ve alternatif açılımlar gündeme geldi, Brezilya, Arjantin ve Hindistan gibi ülkelerden de yeni oluşumlara ilişkin örnekler verildi.

Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Fuat Ercan, sendikal mücadelenin sadece üretim alanında değil hayatın tüm alanında kapitalizm karşıtlığını dikkate alarak sistemin yapısal işleyişine karşı çıkması gerektiğini ifade etti.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tülin Öngen de, özetle şu değerlendirmelerde bulundu:

"Neoliberal saldırının esas amacı, bilimle sınıf arasındaki bağı koparmaktır. Bu nedenle sınıf ile bilim arasındaki bağı yeniden kurmak gerekiyor. Bulunduğumuz koşullarda kapitalizmin rızaya dayalı bir düzen kurması zorlaşıyor. Onun için saldırgan bir yapıya bürünüyor. Keynesyen dönemde kapitalizmin krizinin erteleme politikaları uygulanmıştır. Sermaye, artık bu tür politikaları öngörmüyor.

Emek üzerinde yoğun bir sömürü süreci başlamıştır. Yeni bir köleleştirme söz konusudur. Mutlak itaatkar, sermayeye mutlak bağımlı bir insan tipi istenmektedir. Sendikal hareketi dışlayan ya da sermaye ile işbirliği yapmasını öngören bir süreç oluşuyor. Sınıf içindeki rekabet, kutuplaşma artıyor, egoizm ve aşırı bireycilik empoze ediliyor".

Profesör Öngen, devletin sosyal vasfından da iyice uzaklaştığı, pazar özgürlüğünün önem kazandığı, halksız bir demokrasinin istendiği, elitist bir yönetim anlayışının amaçlandığı bu yeni sürece dikkat çekti. Tülin Öngen, "Kapitalist sistemin yeniden üretimi ve işçi sınıfının kontrolu için artık siyasi zor da yetmiyor, giderek askeri zora yol açan bir yönetim biçimi de gündeme gelebilir" diye konuştu.

Petrol – İş Başkanı Mustafa Öztaşkın da, sendikal hareketin 21. yüzyılda kendisini sorgulaması gerektiğini, küresel düzeydeki toplu sözleşmelerin ve uluslararası sendikal dayanışmanın önem kazandığını belirtti. Kristal – İş Uzmanı Zafer Aydın ise, Paşabahçe deneyiminden söz ederek çevre halkına malolan eylemlerin daha kolay örgütlenebildiğini söyledi. Zafer Aydın, işçi hareketindeki politik gücün eksikliğini hatırlattı.

Mersin Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Yüksel Akkaya da, ücretli köleliği oluşturan sistemin kendisine karşı çıkmak gerektiğini belirterek devrimci, militan bir sendikal yapılanma modeli önerdi.

Sonuç olarak işçilerin önemli bir kazanımı olan kıdem tazminatı hakkının fon tasarısı ile işlevsiz hale getirilmek istendiği, reform adı altında sosyal güvenliğin tamamen tasfiyesinin amaçlandığı, kamu personel yasası ile memurların güvencesiz hale getirileceği böyle bir süreçte, neoliberalizmin topyekün saldırısı karşısında tüm emek kesiminin de anti – kapitalist bir perspektifle harekete geçmesi daha uygun gözüküyor…

YÜKSEL AKKAYA

Sınıf için araştırma merkezi

Türkiye emek tarihindeki kısa bir yolculuk, işçi sınıfının mücadelesinde önemli bir hat oluşturan bilgi üretme, sorunları tespit etme, çözüm yolları arama ve sermayenin ideolojik saldırılarına karşı güçlü bir muhalefet geliştirmede kurumsallaşmış yapılara yeterince sahip olmadığını göstermektedir. Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi (TÜSAM) bu boşluğu doldurmaya aday kurumlaşmış yapılardan biri olarak bir süreden beri devam ettirdiği faaliyetlerini 16-17 Ekim 2004 tarihleri arasında düzenlediği “İşçi Sınıfının Değişen Yapısı ve Sınıf Hareketinde Arayışlar, Deneyimler” konulu bir sempozyumla da “taçlandırmıştır.”


Bu sempozyum ve atölye çalışmaları ile TÜSAM, işçi sınıfının mücadele açısından gereksindiği bir alanda önemli işler yapmakta, işçi sınıfına veda edenlere inat, bir umudu, öfkeyi ve heyecanı güven temelinde hayatın içine yeniden taşımaya çalışmaktadır. “Genç” bir kuşağın bu heyecanlı çabasının işçi sınıfına çok yakın bir zamanda yansıması bir dilek olsa da, zaman içinde bu çabaların işçi sınıfının mücadelesinde önemli açılımlara kaynaklık edeceğinden kuşku duymak için bir neden yok. Bu nedenle de TÜSAM’a desteği işçi sınıfının mücadelesine destek olarak algılayıp, TÜSAM’ın faaliyetlerini işçi sınıfının mücadelesinin bir parçası olarak düşünmek, anlamsız ve gereksiz “parçalanmaların” da önünü kesebilecek, daha geniş katılımlı, daha dinamik bir yapıya kavuşturabilecektir.


TÜSAM’ın dün ile bugün arasında kurmak istediği bağ Tülin Hoca’nın (Öngen) kişiliğinde somutlaşmıştır. Bu nedenle açılış konuşmasının Tülin Hoca’ya yaptırılması hem bir emeğe hem de sınıfa saygının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Bu türden vefalı davranışların kurumsallaşması, izleyen yıllarda düzenlenecek olan sempozyumlara emekten yana tavır koymuşlara açılış konuşması yaptırılması ile sağlanmış olacaktır. Bu nedenle bu yaklaşımın gelenekselleşmesi işçi sınıfına moral vermek isteyenlerin şevkine de şevk katacak, moralini yükseltecektir. Zira, sınıf mücadelesi sadece işyerlerinde değil, hayatın her alanında sürmektedir.


Antikapitalist, antiemperyalist temelde eski ve yeni mücadele deneyimlerinin, örgütlenmelerin harmanlanmasının gerektiğinin altının çizildiği bu sempozyumun genç bir dinleyici kuşağı tarafından izlenmiş olması ise altı çizilmesi gereken diğer bir olumlu özelliktir.


Sunulan tebliğlerin bir kitap olarak yayınlanmasının da düşünüldüğü bu türden sempozyumların ve TÜSAM’ların çoğalması sadece entelektüel faaliyet açısından değil, sınıf mücadelesinin alanlarının genişliği açısından da önemlidir. Çoğalmaları dileği ile…

 

http://www.evrensel.net/04/10/23/kose.html#1

 

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ

 
İşçi Sınıfının Geri Dönüşü!

Hafta sonu İstanbul, Darphane'de düzenlenen sempozyumda iki gün boyunca "İşçi Sınıfının Değişen Yapısı" ve sınıf mücadelesinde yeni arayışlar ve deneyimler tartışıldı. Tartışmaya katılan genç akademsiyen ve öğrencilerin çokluğu ve enerjisi dikkat çekti.
 


BİA Haber Merkezi
18/10/2004    Ertuğrul KÜRKÇÜ        Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


BİA (İstanbul) - İstanbul’da Topkapı Sarayı müştemilatı içinde yer alan eski Darphane binası’nın Tarih Vakfı’nın elinde bir düşünce fabrikası haline gelen salonları hafta sonu “Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi”nin düzenlediği bir sempozyuma ev sahipliği yaptı.

Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın şemsiyesi altında iki gün süren “İşçi Sınıfının Değişen Yapısı ve Sınıf Hareketinde Arayışlar Deneyimler” başlıklı sempozyumda 37 araştırmacı ve kuruluş temsilcisinin 9 başlık altında yaptığı sunuşlar ve tartışmalarda üretim tarzında ve emek sürecinde gerçekleşen değişimlerin toplumun ve işçi sınıfının bileşiminde, yapısında, örgütlenme ve mücadele biçimlerinde yol açtığı farklılıklar tartışıldı.

Açılış konuşmasını yapan Ankara Üniversitesi Siysal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Tülin Öngen’in son yirmi yılda neo-liberal iktisatçıların etkisi altında “sınıf” kavramını toplumsal çözümlemenin dışına atan “post-Marksist” akıma yönelttiği sert eleştirilerle başlayan sempozyumda emek araştırmalarıyla ilgilenenler ve emeğin hakları için mücadele edenler için büyük önem taşıyan konularda önemli gözlem ve müdahaleler vardı.
Birinci Oturum: Mehmet Türkay, Fuat Ercan, Metin Çulhaoğlu, Nail Satlıgan, Tülin Öngen
Katılımcılar

Sempozyumun en dikkat çekici yanı, genç akademisyen ve öğrencilerin düzenleyenlerin kaygılarını boşa çıkartacak şekilde iki gün boyunca enerjik bir biçimde tartışmaları izlemeleri ve sorularıyla canlandırmaları oldu.

Tarih Vakfı’nın Darphane’deki toplantı salonunun sandalyeleri iki gün boyunca hiç boş kalmadı. İzleyenlerin yarıya yakınını, sempozyuma sunuşlarıyla katılanların üçte birini kadınlar oluşturuyordu.

Sempozyum’a taşınan sunuşların ortak özelliği “işçi sınıfı”nın etkin bir toplumsal ve politik güç olma niteliğinin neden ve nasıl yitirildiği ve bunun geri kazanılması olanaklarının nerede bulunacağına ilişkin sorulara yanıt araması ve beliren olanaklara işaret etmesiydi.

Birinci günün ilk oturumu “İşçi Sınıfının Değişen Yapısı: Yeniden Oluşumu”nda Fuat Ercan, Nail Satlıgan, Metin Çulhaoğlu ve Tülin Öngen’in neo-liberal ve post-marksist teorisyenlerin “proletarya yok oldu” iddialarını çürüten sunuşlarının yanı sıra “sınıf”ın yeniden tanımlanması gereksinimine yanıt veren önemli müdahaleleri sempozyumun sonraki oturumlarında ele alınan konuların da birbirine bağlanmasına yardımcı oldu.

Özellikle Nail Satlıgan’ın “hizmet sektörü”nün istihdam ettiği ücretli çalışan oranının göreli artışının “işçi sınıfı”nın toplumsal alanını genişlettiğine ilişkin saptaması, öte yandan işçi sınıfı tanımını “iş arayanları” da kapsayacak şekilde “üretim araçlarının özel mülkiyetinden yoksun olan ve geçinmek için işgücünü satmaya çalışan”lar olarak genişletme önerisi ilgi çekiciydi.

Metin Çulhaoğlu’nun “işçi sınıfı”nın bir sınıf olarak var oluşunun, otomatik olarak egemen kültürü aşan bir “işçi sınıfı kültürü” meydana getirmeyeceği, “fabrika disiplini”nin “işçi sınıfı kültürü”nün bir göstergesi olarak tanınmasının, tersine, “egemen kültür” ögelerinin “sol” kültür içine taşınmasından başka bir anlam taşımayacağı uyarısı dikkatle dinlendi.

Sorunlar

Sempozyumun sonraki oturumlarında da saha araştırmalarına, anketlere, deneyim çözümlemelerine dayanan önemli ve değerli sunuşlar gerçekleştirildi. Bununla birlikte sunuşlar için tanınan sürenin yirmişer dakikayla sınırlı olması, buna karşılık sunuş yapanların müdahalelerini bu süreye sığacak biçimde yoğunlaştıramamaları ve tartışmaya ayrılan sürelerin de gitgide kısılması verimin nispeten düşmesine yol açtı.

Kapsadığı konuların çokluğu ve çeşitliliği ile zamanın kısıtlılığı arasındaki çelişki sempozyum sonuna kadar giderilemedi.

Ancak sempozyumun baştan sona ses kaydının yapılmış olması konuyla ilgilenenler için bir şans sayılabilir. Önümüzdeki aylarda işçi hareketinin kendisini yeniden değerlendirmesine olanak verebilecek pek çok esaslı düşünce ve deneyimin derli toplu bir biçimde sunulması katılma fırsatını kaçırmış olanlar ve sunuşlar üzerinde yeniden düşünme ihtiyacı duyanlar için önemli bir katkı olacak.

Yoklar

Sempozyumda tanıdık, tanınınmış yüzler pek azdı, katılanlar tersine çoğunlukla hemen hiçbiri medya tasallutuna uğramamış, genç öğretim üyeleri, görevlileri, öğrenciler ve sosyalistlerdi. Masaları yumruklayanlar, fikrini kabul ettirmek için haykıranlar da yoktu. Olgularla desteklenmiş, ayrıntılı çalışmaların ürünü olan sunuşlara yöneltilen kimi itirazlara hoşgörü ve bilgi yoksunu kükreyişlerle karşılık veren de.

Ancak Türkiye’de faaliyet halindeki çok sayıda “sosyalist”, “devrimci”, “emekçi” partisi ve grubundan bildik simalar da yoktu hafta sonu “Darphane”de; “sol”, “devrimci” günlük gazetelerin muhabirleri de! Solun ve işçi hareketinin solan etkinliğinin “İşçi Sınıfının Değişen Yapısı”nda aranması gerekebileceğinin onların da gündemine girmesi için Türkiye Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin etkinliklerini artırarak sürdürmesi gerekecek(EK)
 

.....

http://www.bianet.org/2004/10/18/45254.

BİLDİRİLER KİTABI