2006/2007 - SINIF ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ

2006 - 2007 yıllarında yapılan Sınıf Çalışmaları Atölyeleri aşağıdadır: 

 

1. ATÖLYE

"KÖY EDEBİYATI"NIN OLUŞUMU:

Kırsal Sömürünün Anlatılabileceği Meşru Bir Zeminin Yaratılma Süreci

 

Sunuş: Sinan YILDIRMAZ*

Tarih : 8  Aralık  2006 Cuma

Saat   : 19:00

 * Araştırma Görevlisi, İ.Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü


Bu Atölye’de:

“Türkiye’de 1950’li yıllardan bahsedildiği zaman toplumsal muhalefetin özellikle de sosyalist muhalefetin yokluğu veya baskılanması akla gelmektedir. Bu durum, hem Türkiye’nin içerisinde yer aldığı uluslararası bloğun etkisiyle hem de yurtiçinde uygulanan açık ve kapsamlı anti-komünist politikalarla pekiştirilmiştir. Sömürü ilişkilerinin akademik veya popüler nitelikteki çalışmalarda ele alınması açıkça yasak olduğu gibi bu konulara dolaylı yoldan değinen her türden çalışmanın engellenmesine çalışılmaktaydı. Dönem, sınıfsal politikayla bağlantılı olabilecek unsurlara karşı bazen kitlesel, ama çoğunlukla sosyalistleri ifşa etmeye ve toplumsal kesimleri bu yolla sindirmeye dönük uygulamalarla doludur. Aslında 1945 yılında Tan Olayı ile kitlesel bir gövde gösterisiyle başlayan bu açık anti-komünist uygulamalar Sabahattin Ali’nin öldürülmesi, Behice Boran, Niyazi Berkes ve Pertev Naili Boratav’ın üniversiteden atılmaları ve Nazım Hikmet’in vatandaşlıktan çıkartılmasına kadar çeşitlendirilebilir. Açık sosyalist muhalefetin 1946-1947 ve 1951 yıllarındaki tutuklamalarla kuvvetli bir biçimde engellenmesi de sınıfsal muhalefet alanının neredeyse yok olmasını getirecektir. Fakat bütün bu engellemelere rağmen bu dönem aynı zamanda “köy edebiyatı” adı altında bir biçimin oluştuğu ve 1960’lı yıllarda daha yaygın bir biçimde sosyalist muhalefetin de sesi olacak olan bir alanın ilk temellerinin atıldığı yıllara da denk düşmektedir. Mahmut Makal’ın Bizim Köy eseriyle başlatılan bu edebi tür, kırsal sömürü ilişkilerinin açıkça anlatılabileceği bir alanın oluşmasına yol açacaktır. Bu çalışmada, anti-komünizmin her türden sınıfsal söyleme kuvvetli bir engel oluşturduğu dönemde, kırsal sömürü ilişkilerinin edebiyata ve bu yolla toplumsal ve politik hayata girmesinin meşru hale gelmesi süreci anlaşılmaya çalışılacaktır. Toplumsal mücadelenin meşru biçimde yürütülebileceği bir alan olarak köydeki sömürü ilişkileri üzerine yoğunlaşmak, 1950’li yıllarda oluşan köy edebiyatı ile şekillenecek ve bu yolla bir sonraki döneme bu konuda yoğun bir bilgi ve deneyim aktarımı da gerçekleştirilmiş olacaktır. 1970’lere kadar hız kesmeden devam edecek olan köy edebiyatı kentsel politik alanın gelişmesi ve kentsel sömürü ilişkileri üzerinden yürütülen politikaların daha ön plana çıkmasıyla da geri planda kalacak ve giderek sönümlenecektir. Bu çalışmada, bu sürecin yalnızca 1950’li yıllardaki oluşum boyutu ele alınarak, bu edebi türün açtığı imkanlarla birlikte nasıl olup da keskin anti-komünist uygulamaların yaşandığı bir dönemde bu alanın var olabildiği tartışılacaktır.”