2006 - SINIF ÇALIŞMALARI ATÖLYELERİ

2006 yılında yapılan Sınıf  Çalışmaları Atölyeleri aşağıdadır:


6. ATÖLYE

        

GECEKONDU SORUNUNDA SOSYALİST HAREKETİN GERİLİMİ
YAKLAŞIM FARKLILIKLARI ve 1 MAYIS MAHALLESİ ÖRNEĞİ

Sunuş: Şükrü ASLAN*

Tarih : 6  Mayıs  2006 Cumartesi

Saat   : 18:30

 * MSGSÜ Öğretim Görevlisi


Bu Atölye’de:

1970’li yılların belirgin özelliklerinden birisi, Türkiye’de toplumsal ve sınıfsal gerilim ortamında muhalif hareketlerin kitlesel nitelik kazanmasıdır. Toplumsal hareketler sözkonusu olduğunda, ilk önce akla gelen mekânlar ise kentlerdir. Türkiye işçi sınıfı tarihinde çok önemli bir yeri olan 15/16 Haziran işçi eylemlerinden başlayarak, işçi grevleri ve öğrenci etkinlikleri neredeyse her yıl yükselerek 70’li yıllara damgasını vurur.Bir bütün olarak bakıldığında sosyalist hareketin yükselmesi de bu gelişime paraleldir. İkisi arasındaki ilişki dolaysız biçimde izlenebilmektedir. Ancak “işçi sınıfının öncü rolüne” vurgu yapan sosyalist hareketin (genel olarak örgütlü sosyalist gruplar) hedefi, daha geniş işçi ve gençlik kitleleriyle birleşebilmektir. Bunun için pek çok sosyalist yayında işçi sınıfı içinde çalışmak, örgütlenmek önemli, hatta en önemli görev olarak vurgulanır.Aynı dönemde sosyalist hareketin bir bölümünde, geleneksel köylü hareketine önem veren ve bu nedenle kentleri ve işçi sınıfını ikincil bir çalışma alanı olarak gören görüşler de savunulmaktadır. Bu yaklaşım farklılığı, o dönem de sosyalist hareketi ikiye bölen önemli farklılıklardan biridir. Sosyalist yazında bu farklı yaklaşımları “halk” ve “işçi sınıfı” vurgusu üzerinden izlemek de olanaklıdır.1940’lı yıllardan beri kentsel hayatın, en önemli değiştirici unsuru olan gecekondu sorunu tam da bu dönemde sosyalist hareketin ilgisini çeker. Çünkü, rant ekonomisinin özel bir alanı olarak örgütlense de her yerde hızla yaygınlaşan gecekondu hareketlerinin taşıyıcı aktörleri daha çok işçiler ya da kırsal alanla ilişkileri devam eden orta/alt gelir gruplarındaki “kentli”lerdir. Bu bakımdan sosyalist hareket açısından ilgisiz kalınamayacak bir toplumsal gerçeklik alanıdır. Ancak işçi sınıfının temsilcisi olma iddiasındaki sosyalist grupların bu harekete karşı tavrı ikirciklidir. Çünkü bu tür bir sorun, savunulan dünya görüşü içerisinde tam olarak bir yere oturtulamamaktadır.Gecekondu hareketine karşı izlenen bu çekingen tutumun izlerini, 1 Mayıs Mahallesi kuruluş sürecinde aktif rolü olan grupların yayınlarında da görmek mümkündür.Bu çalışmada, kuruluş sürecinde 1 Mayıs Mahallesiyle ilgili işçi sınıfının öncü rolüne vurgu yapan ve sınıf temsilcisi olma iddiasındaki sosyalist grupların konuyla ilgili yayınları irdelenecek ve sınıf hareketi ile toplumsal hareketliliğin ilişkileri sorunsallaştırılacaktır. Bu bağlamda sözü edilen gerilimlerin günümüze değin süren izleri de ele alınacaktır.    


   

5. ATÖLYE

         

"2000'ler Türkiye'sinde İşçi Sınıfının Değişim Dinamikleri:

 

Sosyolojik Bir Değerlendirme"

 

Sunuş: Nadir SUĞUR *

Tarih : 29  Nisan  2006 Cumartesi

Saat   : 19:30

 * Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi


Bu Atölye’de:

“1. Türkiye'de işçi sınıfının değişim dinamikleri nelerdir?

2. İşçi sınıfı kendi içinde farklılaşmaktadır. Bu farklılaşmanın sendikal örgütlülük açısından sonuçları nelerdir?

3. Kırsal kökenli, kent kökenli, yerel, göçmen, muhacir işçiler vb. kimlerdir? Kendi aralarında çalışma yaşamına ilişkin sorunlara yaklaşımda ne tür farklılıklar bulunmaktadır?

4. Muhacir işçi kimdir?

5. Toplam kalite yönetimi işçiler açsından ne ifade ediyor?

6. Yeni iş yasası 2000'li yıllarda emek-sermaye ilişiklerinde ne tür dinamikleri beraberinde getirmektedir?

Soruları "sosyolojik" bir pencereden tartışılacak ve yanıtlanmaya çalışılacaktır?”


Önceden okunabilecek kaynaklar:

1. Metin Özuğurlu, (2005) Anadolu'da Küresel Fabrikanın Doğuşu, Halkevleri Yay.

2. Theo Nichols ve Nadir Suğur (2005) Global İşletme Yerel Emek, İletişim Yay.

3. Engin Yıldırım  (2000) "Türkiye'de toplam kalite yönetimi uygulamalarının işçiler ve endüstri ilişkileri üzerindeki etkileri" Toplum ve Bilim, No:85

4. Gamze Yücesan Özdemir (2000) "Başkaldırı, onay ya da boyun eğme? Hegemonik fabrika rejiminde mavi yakalı işçilerin hikâyesi" Toplum ve Bilim, No:85    


   

4. ATÖLYE

         

“SOVYET-SONRASI ORTA ASYA’DA HEGEMONYA VE İKTİDAR”

“Orta Asya Ülkelerinde Toplumsal Sınıflar, Yönetenler ve Hegemonya Mücadeleleri”

Sunuş: Hakan GÜNEŞ *

Tarih : 22  Nisan  2006 Cumartesi

Saat   : 18:30

 * TUSAM


Bu Atölye’de:

Gündemimizde “Türk Cumhuriyetleri” olarak anılan Orta Asya ülkeleri Avrasya’yı saran “renkli devrimler” dalgasının son uğrağı. Kırgız “Lale Devrimi” ve Özbekistan’daki Andican olayları Orta Asya’ya ilişkin ilgiyi biraz arttırmış olmakla birlikte gerek akademi gerekse siyaset Orta Asya’ya “egzotik doğu” penceresinin ötesinden bakacak adımlar atmış değil.

Bu atölyede sunulacak olan çalışma bölge ülkelerinde hegemonya-iktidar/toplumsal sınıflar ilişkisini anlamaya dönük bir doktora tez çalışmasının verilerinden hareket etmektedir. Çalışma Orta Asya bozkırlarında (ve kentlerinde) sınıf, hegemonya ve sınıflar mücadelesi kavramlarının ne ölçüde ve nasıl bir yeri olduğunu gösterme gayretindedir.

Çalışma’da Kazakistan Kırgızistan ve Özbekistan örnekleri üzerinden siyasal konsolidasyon örüntülerinin ideolojik, kurumsal ve toplumsal dayanakları, hegemonya-iktidar-toplum ilişkisi içinde ele alınıyor. Bu çerçevede anayasal mimari, siyasal partiler ve seçim sistemlerinin himayeci-kliental ilişkilerle nasıl eklemlendiği gösterilmeye çalışılmaktadır

Söz konusu ülke örneklerinde şu beş soruya yanıt aranacaktır:

Ø      Egemenlik ilişkilerinin çözümlenmesinde tarih ve sosyal çevrenin yeri;

Ø      Siyasal konsolidasyon ve mobilizasyon olgusunu açıklamada kilit kavramların neler  olduğu;

Ø      Mevcut siyasal rejimlerde siyasal konsolidasyon örüntüsünün ana öğelerinin  neler olduğu;

Ø      Siyasal konsolidasyonun sınırları, hegemonya karşısındaki toplumsal direnç odakları

Ø      Lale Devrimi örneğinde siyasal değişimin aktör ve dinamikleri neler olduğu.    


   

3. ATÖLYE

         

“Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kavramı ve İşçi Hakları"

 

Sunuş: Sinem Uz *

Tarih : 15  Nisan  2006 Cumartesi

Saat   : 18:30

* TUSAM Araştırmacısı


Bu Atölye’de:

Son yıllarda ekonomik sistemle birlikte sivil toplumun da küreselleşmesi sonucu kapitalizm yeni tampon mekanizmalar yaratmaya ihtiyaç duymuştur. İş dünyası ekonomik çıkarları korumak ve rekabeti düzenlemek nihai amacıyla yola çıkarak, paradoksal bir biçimde, bazı sosyal, ahlaki, insani değerleri kavramsallaştırmaya ve kullanmaya başlamıştır. İlk olarak çevreci etkinlikler sonucu oluşmaya başlayan ve “Birleşmis Milletler”’in çabalarıyla şekil alan bu kavram, bizi kureselleşme ve gelişmiş-az gelişmiş ülke ayrımı uygulamalarına farklı bir açıdan bakmaya zorlamaktadır. Küresel ve yerel farklı etkilere sahip; isçi hakları odaklı fakat ekonomik çıkarlara dayanan; yüzlerce kural ve düzenlemeyle ele alınan, fakat aslında sadece en temel hakları içeren bu kavram, bu sunum içerisinde tekrar sorgulanacak, iyi ve kötü yönleriyle tartışılacaktır.

   
   

2. ATÖLYE

         

"Emekçiler AB Tartışmalarının Neresinde"

 

Sunuş: Özgür Müftüoğlu *

Tarih : 18  Mart  2006 Cumartesi

Saat   : 18:30

* Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi


Bu Atölye’de:

“ İçinde bulunduğumuz süreçte Türkiye’de hiçbir toplumsal mesele yoktur ki AB üyeliği süreci uzerinden tartışılmasın,  hiçbir yasal düzenleme yoktur ki AB üyeliği gerekçe gösterilmeden çıkartılmaya çalışılsın. Tüm ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesinde başrolü oynayan AB üyeliğinin sermaye kesimince desteklenmesi Türkiye’nin ilk üyelik başvurusunda bulunduğu 1950’li yıllara kadar uzanır. Oysa, emekçileri temsil ettiği varsayılan sendikaların AB ve AB üzerine düşünce oluşturma çabaları sadece birkaç yıllık bir geçmişe sahiptir. Türkiye’de Konfederasyonların hemen tümünün bu kısa süreç içerisinde AB üyeliği konusundaki düşünceleri sermaye kesimi ile ortaklaşmıştır.

Kapitalist sistem içerisinde emekçiler ve onları temsil eden sendikalar ile sermayenin ortak çıkarlarda buluşması, tarihsel süreç içerisinden bakıldığında pek de rastlanır bir durum değildir. Ve akıllara, “sendikalar AB konusundaki yaklaşımlari ile emekçileri ne kadar temsil ediyor?” sorusunu getirmektedir. Bu sorunun cevabı için en temel kaynak ise elbette doğrudan emekçilerin düşüncelerine başvurulmasıdır. 2005 yılında İstanbul’da ücretli çalışanlarla yapılan bir çalışma ile bu sorunun cevabı aranmıştır. Bu sunumda, bu araştırmanın sonuçları üzerinden emekçilerin AB uyeliğine bakışı tartışılacaktır.”

   
   

1. ATÖLYE

         

"Televizyonda Sınıf Temsilleri"

 

Sunuş: Çağdaş Günerbüyük *

Tarih : 11  Mart  2006 Cumartesi

Saat   : 18:30

* Evrensel Gazetesi Medya Servisi


Bu Atölye’de:

“Son dönemde televizyonda zenginliğe, fakirliğe, toplumsal konumlara, sınıflara gönderme yapan yayınların arttığı gözleniyor. Özellikle eski Yeşilçam filmlerini hatırlatan çok sayıda dizide zengin-fakir aşklarından, "Ayrı dünyaların insanları"ndan geçilmiyor. “Televizyonda Sınıf Temsilleri” sunumunda, çok izlenen dizilerden hareketle televizyonda sınıfların nasıl yer buldukları sorgulanacak, sınıf imasının hangi niyetle yapıldığı, işçi sınıfının, burjuvazinin, orta sınıfın ne kadar gerçekçi yansıtıldığı, ortaya çıkan tablonun izleyici için nasıl bir yere denk düştüğü, tartışılacak...”