BİLMEDİĞİMİZ KAPİTALİZM Gizli Elin Kurumsallaşması: YOİKK

 

ÖNSÖZ

Pandora’nın Kutusu  Açılırken
Bilmediğimiz KAPİTALİZM

Sessiz devrim! Son dönem kapitalist toplumsal ilişkilerde gerçekleşen değişimi ifade etmek için kullanılan bir ifade. Sessiz devrimi tanımlayan en önemli değişken kamu örgütlenmesinin mimari yapısında gerçekleşen muazzam dönüşüm. Bir dönem “tarihin sonunu ilan ettiği” için gündemimizden düşmeyen Francis Fukayama bu sessiz devrime ilişkin bir derlemeye yazdığı önsözde kapitalizmin nihai zaferini ilan etmek için önemli bir argüman ileri sürüyor:“ekonomik büyüme için devletin kamu mallarını sağlama kapasitesi merkezi öneme sahip”. Ve bu ifade elinizde tuttuğunuz kitap/çalışma için özel öneme sahip olan bir belirlemede bulunuyor; geçen on yıl içinde genel kabul gören bir şey varsa o da “kurumlar önemlidir düşüncesi oldu.” Evet, kurumlar gerçekten de önemli. Ama kurumlar daha önce önemli değil miydi? Kurumlar her zaman önemliydi, ama bugün içinden geçtiğimiz şartlarda ya var olan kurumların içeriği hızla değiştiriliyor, ya da tamamen yeni kurumlar inşa ediliyor. O zaman önemli olan kurumlardır, tabiî ki yeni şartlara uygun kurumlar olmalı. Türkiye’de kapitalist işleyişin bu yeni kurumlara olan ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu yakın zamanda süreci hızlandıracak kanun hükmünde kararnamelerle yakından deneyimlemiş olduk. Kalkınma Bakanlığı’nın kurulması, işleyişi ve dolayısıyla içeriği değiştirilen Milli Eğitim Bakanlığı teşkilat yapısının değişimi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su Bakanlığı ve benzeri.. Türkiye’de de gözlemlediğimiz bu kurumsal değişimin nedenini Fukuyama şu sözlerle ifade ediyor; “uygun bir kurumsal ortam olmadığında ya da kurumsal işleyiş etkin bir şekilde işlemiyorsa özelleştirme, sermaye piyasasının liberalizasyonu gibi anlamlı politikalar olumsuz sonuçlara yol açar.” (Fukuyama, 2006). Gordon Brown kapitalizmin dünya ölçeğinde yaşadığı belirsizlik ve artan krize karşı verilecek cevabın “küreselleşmeden geri çekilmek olmadığını ve ama ekonomik reformları dünya ölçeğinde hızlandırmak, ve bunu yaparken de daha az değil daha çok küresel işbirliklerine (co-operation) ve daha zayıf değil ama daha güçlü kurumsal yapıların geliştirilmesi” olduğunu belirtir (Gordon Brown, Fifth Meeting of the International Monetary and Financial Committee of the IMF, Washington, 20 April 2002.). İşbirliği (co-operation) Pandora’nın kutusunun yaydığı kötülüklerin öznelerinin kimler olduğunu göstermesi açısından oldukça önemli. Ama bu önem ulus-devlet mantığının katılaştırdığı devlet merkezli katı algıya hiç mi hiç uymuyor. İşbirliği bir dizi aktör öne çıkarıyor ki, bu aktörlere atfedilen önem ise devletin ve kamunun var olan/var olması gereken gücünü azaltacağı için mesafeli bir duruşa neden oluyor. Oysa sayıları artan aktörler (kapitalistler) arasındaki işbirliğini sağlayacak bir aktöre ihtiyaç vardı. Bu aktör ise hiç kuşkusuz devlettir ama işleyiş içinde konumu değişen bir devlet. Devletin sayıları artarak çoğalan kapitalist aktörleri ve farklılaşan çıkarlarını göz önüne alacak bir işleyiş yaratması gerekiyor. İşte buna da yönetişim adı verilmektedir. Baş iktisatçı konumunda olan Stern iyi yönetişimin (good governance) değişim sürecinde statükodan çıkarı olanların değişim sürecini yavaşlatacak güçlere karşı bir zorunluluk olduğunu söyler. Oysa uygun bir yatırım ortamının inşası (building an investment climate) için aktörlerin (kapitalistlerin) çıkarlarını dile getirecek bir düzeneğe ihtiyaç duyulacaktır (Stern 2002). İşte iyi yönetişim ve güçlü kurumlar değişim sürecinde egemenlerin çıkarlarını dile getirecek ama genel olarak sermayenin yeniden üretimi adına değişim için gerekli düzenlemelerin (regülasyon) yapılması gerekiyor. İşbirliği, yönetişim ve düzenleme ifadesini tamamlayan temel değişken ise verimlilik ve etkinliği sağlayacak rekabet ortamının desteklenmesi olarak belirleniyor. Pandora’nın kutusundan çıkan kötülüklerin ortak dili rekabet, ve ama bu sefer rekabet metalar arasında bir rekabet olmaktan daha çok tüm yaşamın içine dahil edildiği bütünsel varoluşa ait bir rekabet (systemic competetion). Rekabetin merkezi öneme sahip olmasına ilişkin anlamlı bir örnek Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilatı ve Görevlerini değiştiren KHK’de görmemiz olası: “(…) insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek.”
Küresel düzeyde rekabetin gerekleri ifadesine karşı ilk elden şu soruların sorulması gerekiyor: rekabete uygun ortam nedir? Daha da önemlisi uygun ortam sağlamak için nelerin yapılması gerekiyor? Reform yorgunu ve hatta reform vurgunu yemiş olmanın etkisi mi yoksa kolaya kaçmaya olanak sağlayan taşlaşmış kavramlarımız mı bilmem, ama bu sorulara yeteri kadar cevap verilmedi ve dahası bu soruların ne kadar önemli olduğu bile tam olarak kavranamadı.
Mitolojideki Pandora’nın Kutusu gibi. Kapitalist işleyişin ulaştığı aşamada Pandora kutusu sonuna kadar açılmış ve insanlar, ama emekleri ile geçinen insanları, kadınları ve yaşam ortamımızın varlık nedeni doğayı kötülükler sarmış ve biz bu kötülükleri analiz etmemek üzere hızla boş Pandora kutusunu kapatarak umudu saklı tuttuğumuzu zannediyoruz. Oysa Pandora kutusu iyilikleri uzağa kaçırmış ve tüm yaşam ortamımızı fenalıklar sarmış durumda. Fenalıklarla mücadele etmekten başka çare yok. Fenalıklarla mücadele birbiri ile yoğun ilişkili olan iki düzeyde yapılmak zorunda. İlk olarak fenalıkları Fukuyama ve diğer sermayenin organik aydınlarına karşı yapmak. Yani “uygun kurumsal ortam” ifadesi kötülükleri efendileri adına kutsayanlara karşı mücadele, yani gerçekliğin zihinsel düzeyde eleştirel-bütünsel inşasını sağlamak gerekmekte. Diğer yandan ise zaten kötülüklerle yüzleşen insanların zaman içinde artan mücadelesi.
Pandora’nın kutusundan etrafa yayılan kötülükleri zihinde analiz ederken yapılan en büyük hata sorunların aynı kutudan çıktığını görememek, ve dolayısıyla kötülükler arasındaki içsel bağlantıları gösterememek. Her bir kötülüğü kendi içinde değerlendirmek, daha önce zihnimizin belirleyicisi olan kapitalizmin işleyişini YAPI adı altında dondurup taşlaşmış olmamız. Bu yüzden olsa gerek zaman içinde işleyişin açığa çıkardığı bazı özellikleri öne çıkararak post-endüstri toplum, organize kapitalizm, disorganize kapitalizm, tüketim toplumu, şebeke toplumu, bilgi toplumu, turbo kapitalizmi, rekabetçi kapitalizm, tekelci kapitalizm, neo-liberal kapitalizm, küresel kapitalizm gibi on yüzlerce tanım yapılıyor. Tüm bu yeni kavramlaştırmaların hangisi doğru? Muhalif düşüncenin pek sevdiği gibi bir düşünsel duruşun ifadesi olan; aslında değişen bir şey yok mu? Yapı sapasağlam hiç değişmeden yerinde mi duruyor? Başka bir ifade ile yapı mekanik ve dolayısıyla sürekli tekrar eden bir gerçeklik mi? Yoksa statükocu-organik aydınların ifade ettiği gibi her şeyin hızla değiştiği ve adına kapitalizm diyemeyeceğimiz bir gerçeklik yok mu?
Tüm bu soruları sormama yol açan ama özellikle de yönetişim, düzenleme, işbirliği, rekabet ve biraz sonra bir kaç cümle ile önemini işaret edeceğim koordinasyon (coordination) kavramları ve daha önemlisi bu kavramalar arasındaki ilişkiyi düşünmeme yol açan meslektaşım Ayşe Cebeci’ye çok teşekkür ederim. Elinizdeki kitabın emektarı arkadaşım Ayşe Cebeci sahip olduğu heyecan ve sistematik çalışması ile sadece yukarıda işaret ettiğim ‘hiçbir şey değişmedi’ ve ‘her şey değişti’ argümanlarına karşı bir çerçeve geliştirmedi, benim süreci anlamaya yönelik kavramsal başlangıç noktası olarak seçtiğim rekabet kavramını da yetersiz buldu. Ele aldığı olgu/kurum olan ve Türkiye’de kapitalizmin olgusal gerçekliğini ele verecek olan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’na (YOİKK) yoğunlaştığı ölçüde rekabet olgusunu da içeren koordinasyon kavramının önemi üzerinde yoğunlaştı. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Ayşe aslında çalışma sürecinin nasıl kendi içinde farklılaşarak gerçekleştiğini dile getiriyor: “Böylece Türkiye’de reformların hızlandığı bir dönemde neden YOİKK gibi bir kurula ihtiyaç duyulduğu sorusu bizi ilk olarak yatırım ortamını iyileştirme (YOİ) çalışmalarında ve YOİKK’in programlarında en çok işaret edilen “en rekabetçi ekonomi/yatırım ortamının” oluşturulması amacının incelenmesine yöneltti.” Kamunun içsel mimarisinde gerçekleşen dönüşümü en açık bir şekilde ele verecek kurum olması itibari ile YOİKK üzerinde yoğunlaşırken, Ayşe’nin rekabete takılıp kalmasına neden olmuştum. Ama olguların zenginliği üzerinde yoğunlaşınca sadece YOİKK açısından değil ama dönemin ruhunu ele verecek kavram olarak koordinasyonun önemini ısrarla işaret etti ve hatta bu önemi Pandora kutusunun açığa çıkardığı işleyiş yani kapitalizmin temel belirleyeni olan sermaye birikim işleyişi üzerinden analiz etmeye yöneldi. Kendi ifadeleri ile: “YOİKK’in farklı kurum, aktör ve ilişkileri uzlaştırma zorunluluğu, koordinasyon kavramını gündemimize taşımıştır. Koordinasyon tüm düzenlemelerin ve reformların koordine edilmesini içerdiği gibi aynı zamanda devletin kurum ve kuruluşlarının, farklı mekânları düzenleyen ulus devletlerin mevzuatlarının, sermaye birikiminin devamlılığının sağlanması için gerekli tüm düzeylerdeki ilişkilerin koordinasyonunu da içermektedir.”
Türkiye’de devlet/kamu, emperyalizm ve sınıflararası ve sınıf–içi ilişkilerde merkezi öneme sahip bir kurum olan YOİKK ne yazık olgusal olarak bir-iki çalışma dışında bilinmiyor. YOİKK bir kurum/olgu olarak oldukça önemli olması bilinmiyor, ama çok daha önemlisi YOİKK üzerinden açığa çıkan koordinasyonun bugünlerde kurumsal biçim almasının kapitalizme içkin olan sermaye birikim mantığı ile olan bağlantısı da bilinmiyor. Koordinasyon kavramının önemini YOİKK analizi açığa çıkarmış olmakla birlikte, bu kavramın daha bir önemli olduğunu sermaye birikiminin işleyişine içkin derin içsel bağlantısı da bilinmiyor. Kapitalist sermaye birikimini sağlayan sadece meta üretimi değil ama aynı zamanda sınıfsal zor kavramını/sömürüyü de içeren artı-değer birikimi olduğunu kabul ettiğimiz anda, her meta üretiminin aynı zamanda bir artı-değer ve dolayısıyla bir fark yaratımı ve hatta farkların birikimi olduğunu söyleyebiliriz. Ayşe Cebeci çalışmasında bu fark yaratarak genişleyen kapitalizmin günümüzde aldığı biçimi anlatırken sadece YOİKK olarak bilmediğimiz bir kurumu değil bilmediğimiz kapitalizmi de anlatıyor. Fark yaratarak genişleyen kapitalizmin kendisini bütünsel olarak yeniden üretmesi için hem farkın yaratılmasının sınıfsal koşullarının hazırlanması gerekiyor, hem de yaratılan her farkın açığa çıkaracağı değişikliklerin verili işleyişe zarar vermeyecek biçimde düzenlenmesi gerekiyor. Bu gereklilik ister istemez farkın yaratacağı sorunların işleyiş içinde kendi içinde mi çözüleceği, yoksa bir dizi müdahalenin gerekli olup olmadığı sorusunu gündeme getirecektir. Bu soru doğrudan devlet-kamunun kapitalist fark yaratarak gelişimi ile bağlantısını açığa çıkarır. Bu ilişki statik bir defada gerçekleşecek bir şey değildir, sermaye birikiminin zaman içinde yoğunlaşıp-genişlemesi ve özellikle dünya ölçeğinde görece artı-değerin belirleyiciliğinin artması ile doğrudan ilişkili olacaktır. Birikiminin artması sadece kapitalistlerin güçlenmesi anlamına gelmeyecek yeni aktörlerin/kapitalistlerin, yeni mekanların varlığına ve daha da önemlisi birikimin devamlılığı için fark yaratmanın zorunlu uğrakları olan üretim (emek-gücü, hammadde, makineler ve enerji arası değişen içsel bağlantılar), realizasyon ve yeniden değerlenme koşullarının sağlanmasını daha bir gerekli, daha bir zorunlu kılacaktır. Bu anlamda fark kavramı kapitalist sermaye birikiminin bir yapı değil işleyiş/oluş halini işaret ettiği oranda devlet ve kamunun da bu oluş/işleyişte farklılaşmasına neden olacaktır. Sermaye ile devlet arasındaki işleyişi dışsal olarak değerlendiren liberal-marksist analizlerin yetersiz olduğunu işaret ettiği gibi, devlet-kamu kurumlarına görece özerklik atfeden analizlerin de sorgulanmasına neden olacaktır.
Ayşe’nin olgusal olan ile işleyiş halindeki birikim düzeneği arasında kurduğu bağlantılar sadece bilmediğimiz kapitalizmi açığa çıkartmıyor, bilmemizin önündeki temel engel olan iktisat disiplinini de eleştirel bir şekilde ele alıyor: “Bu ilişkilerin koordinasyonu olgusal alanda YOİKK ve Yatırım Danışma Konseyleri (YDK) gibi kurumların gündeme gelmesini sağlarken iktisat teorisinin de koordinasyon kavramı açısından yeniden sorgulanmasını gerektirmiştir. Zira koordinasyonun piyasaya içkin dinamikler ve devlet düzenlemeleri tarafından nasıl sağlanacağı ana akım iktisadın A.Smith’den bu yana sürdürdüğü devlet-piyasa ikilemindeki tartışmaları gündemimize taşımaktadır.”
Ayşe Cebeci çalışmasını sürdürdüğü dönemde aynı zamanda YOİKK ve YOİKK’in belirleyiciliği altında ve ama benzer işlevlere sahip devletin iç işleyişi dışında görece özerk olan üst düzenleme kurumlarına ilişkin önemli değişiklikler gerçekleşiyordu. Bu işlevler daha çok hızla değişen kamu teşkilat yapısı içine alınıyordu. Bu aşamada ben şaşkınlığa düşerken, Ayşe olup-bitenin aslında koordinasyon işlevini önce verili kamunun dışında başlatmak ve zaman içinde değişimin aldığı yola bağlı olarak devlet iç teşkilat yapısı tarafından içerildiğini söylediğinde, öğrenmenin-bilmenin olgu-kavram arası bağlantılar peşinde heyecanla koşmak, aralarındaki bağlantıları ısrarla irdelemek olduğunu bildiğim halde bir defa daha öğrenmiş oldum. Bu yönüyle de farklılık yaratarak genişleyen kapitalist işleyiş/oluşun zaman içinde birikimin artan yoğunluğuna bağlı olarak gizli elin kurumsallaştığını yani kamuya içkin olduğunu söyleyebiliriz. Kamu ve kamunun işleyişi sermayenin evrensel işleyişine özgü içerilme mekanizmaları ile donanmaya başlamıştır, bu kamu azalan bir kamu değil kapitalist işleyişin mantığı içinde yeniden güçlenen bir kamudur. Bu yönüyle de kamu-özel işbirliği gibi yeni düzenekler, yeniden değerlenmelerin, realizasyon gibi zorunlulukların sadece kamu iç işleyişine yönelik teknik sonuçlar değil, kamu hizmeti üretim koşulları ve hizmetin sunum koşullarının değişmesi anlamına geliyor.
Sessiz bir devrim mi yaşıyoruz? Evet süreklilik arz eden bir sessiz devrim. Ama hızı ve yoğunluğu farkın artmasına bağlı olarak değişen devrim, ve daha fazla işleyişi içselleştiren kurumsal düzenlemeler. O zaman sessiz devrimi tanımlayan bir ölçüde de bilmediğimiz bir işleyiş. Olgusal olarak bilmediğimiz güncel olana ait bir kurum yani YOİKK, kavram olarak üzerinde düşünmediğimiz koordinasyon ve mekanik olarak tekrarlar üzerinden analiz ettiğimiz ölçüde taşlaştırarak bilmediğimiz kapitalizmin işleyişi/oluş halindeki düzeneği.
Yoğun bir emeğin-heyecanın ürünü olan bu çalışma Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın daha önce yayınladığı diğer arkadaş-yoldaş heyecanların üzerinden yükseliyor, ama konu ve içerik olarak onları içerecek ölçüde kapsamlı bir çalışma. Diğer çalışma-heyecanların yarattığı enerji olduğu ölçüde daha önce yayınlanan çalışmaların yeniden bu çalışmada sağlanan çerçeve üzerinden okuma-düşünmeye, ama aynı zamanda içerdiği kavramsal genişliği ölçüsünde de yeni çalışmalarla zenginleştirilip-derinleştirilmeye eleştirilip-güçlenmeye ihtiyacı olan bir çalışma. Kitap için önsöz yazmada zorlandığım için epey zaman borcum oldu Ayşe’ye, bu gecikmeden dolayı sizlerden özür dilerim. Ama bir borcum da “kişiler değil yapılar önemlidir” yargısını sorgulatacak düzeyde SAV’ı ayakta tutan sevgili arkadaşım, heyecanımıza can veren Serap’a teşekkür etmek.
Fuat Ercan-Beşiktaş
 

İÇİNDEKİLER


 

İÇİNDEKİLER

 

 

Tablo Listesi.....................................................................................9

Şekil Listesi......................................................................................9

Kısaltmalar.....................................................................................10

Önsöz ve Teşekkür.........................................................................13

Pandora’nınKutusu Açılırken Bilmediğimiz Kapitalizm/

Fuat Ercan.......................................................................15

Giriş: Toplumsal  Gerçekliği Bir Kurum Üzerinden Anlamak..23

Kapitalist İşleyişin Değişen Kavramsal Dili...............................29

Reform ve Düzenleme Ayrımı........................................................32

Çatışma ve Reformlar....................................................................35

Düzenleme, Yasalarve Kurumlar..................................................38

Koordinasyon.................................................................................42

Plan , Koordinasyon mu?...........................................................48

Rekabet ve Koordinasyon..............................................................55

Gizli Elin Meşrulaşması ve Zaman  İçindeKurumsallaşması...63 “Gizli El” ve “Mükemmel Koordinasyon”.....................................63

Gizli El İçin Müdahale..................................................................69

Müdahalenin, “GizliEl” İçine Çekilmesi.......................................74

Müdahalenin “MükemmelKoordinasyon” İçine Çekilmesi.........76 “Mucizevi Koordinasyon”un Mimarı

Piyasanın ve Müdahalenin Meşrulaştırılması..................79

Geç Kapitalistleşmiş Ülkelerde Müdahale ve Koordinasyon.......83

Kalkınma Literatüründe Koordinasyon............................86

Gizli Elin Önlenemez Yükselişi: Keynesyen İktisada İtirazlar.....91

Müdahalenin Piyasayaİçkinleştirilmesi: Kurumsal ve

Anayasal İktisat................................................................96

Rasyonel İnsanın, RasyonelOlmadığı Gerçeği............................105

İşlemsel Adalet ve Anayasalİktisat.............................................107

Bilmediğimiz Kapitalizmin İşleyişi: FYGYÜS.........................115

Genel Olarak Sermaye ve Koordinasyon....................................116

Farkın Genel Kaynağı; Emek Gücü.............................................119


Sermayenin İşlevleriBağlamında Koordinasyon..........126

Biçimsel Dönüşüm Aşamasında Koordinasyon.............127

Gerçek Dönüşüm Aşamasında Koordinasyon...............133

Realizasyon Aşamasında Koordinasyon........................136

Genişleyen YenidenÜretim Süreci ve Fark’ın Dinamik Analizi...137

Farkın Değerlenmesinde (Volarizasyon) Koordinasyon..140

Genel Kâr Oranının RekabetYoluyla Eşitlenmesi ve

Piyasaya İçkin Koordinasyon........................................142

Farkın, Aynı Sektöre ya da Farklı Sektöre Yönlendirilmesi

Halinde Farklılaşan  İlişkilerin Koordinasyonu...........146

Sermayenin Organik Bileşimi ve Koordinasyon.............147

Nicel ve Nitel Emek Gücünde Farklılaşmanın

Koordinasyonu...............................................................150

Farkın SermayeYoğunluğu Düşük Bir Sektöre

Yönlendirilmesi ve Koordinasyon..................................155

Farkın Yeni Mekanlara Yönlendirilmesi........................156

Farkın  Yeni Metalaşan AlanlaraYönlendirilmesi.......158

Gizli Elin Kurumsallaşması:YOİKK ve YDK ......................163

Sermayenin Uluslararasılaşması ve Tarihsel Gelişimi...165

Türkiye’de Sermaye Birikim Mekanizmasının

Oluşumunda Koordinasyon...........................................172

Uluslararası SermayeBirikimine Eklemlenme

ve İstikrar Politikaları.....................................................181

Yatırım Ortamını İyileştirme (YOİ)..............................................183

YOİ’nin Meşrulaştırılması ve Söylem Olarak YOİ.......186

Yatırım OrtamınınBileşenlerinin Tanımlanması.............191

Finansmana Erişim........................................................195

Altyapının Kalitesi..........................................................198

Vergiler...........................................................................199

Düzenlemeler..................................................................200

Politik İstikrarsızlık........................................................202

Yolsuzluk.........................................................................203

Suç..................................................................................203

Yatırım Ortamını İyileştirme Çalışmalarının Aktörler ve İlişkiler


Düzeyinde Analizi..........................................................204

Yatırım Ortamını İyileştirme’de Sermaye-Devlet

İlişkisi.............................................................................206

Yatırım Ortamını İyileştirme’de Sermaye-Sermaye

İlişkisi.............................................................................211

Yatırım Ortamını İyileştirme’de Ücretliler.....................212

Bir Süreç Olarak YOİ: “Bisikletten Düşmemek.”.......................217

Paydaş Diyalogları/Danışmanın Kolaylaştırılması.........220

Koordinasyonun Kolaylaştırılması.................................221

Mevcut Yasa ve Politikaların Gözden Geçirilmesi........223

Yeni Politika ve Düzenleyici Önerilerin Denetimi........224

Yatırım Ortamının İyileştirilmesi ve Koordinasyon Kurulu

(YOİKK)........................................................................226

Türkiye’de YatırımOrtamının İyileştirilmesi Reform

Programı ve YOİKK......................................................235

YOİKK’in Teknik Komiteleri........................................246

Şirket Kuruluşu Teknik Komitesi....................................246

İstihdam Teknik Komitesi...............................................249

Sektörel Lisanslar Teknik Komitesi................................251

Arazi Temini ve Arsa GeliştirmeTeknik Komitesi.........257

Vergi ve TeşviklerTeknik Komitesi.................................261

Vergi İdaresi ve rokrasi ile İlgili Problemler............264

Mevzuata İlişkin Problemler..........................................266

Dış Ticaret ve GümrüklerTeknik Komitesi....................269

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Teknik Komitesi...........273

Doğrudan Yabancı Yarım Mevzuatı Teknik Komitesi...276

Yarım Promosyonu Teknik Komitesi............................279

Küçük ve Orta Ölçekliİşletmeler (KOBİ)

Teknik Komitesi..............................................................282

Kurumsal Yönetim Teknik Komitesi...............................284

AR-GE Teknik Komitesi..................................................286

YOİKK’deki Sermaye

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED)...................289

YASED’in Temel FaaliyetAlanları................................293

Türk Sanayicive İş Adamları Derneği(TUSİAD).........298


Türkiye Odalar ve BorsalarBirliği (TOBB)..................304

YOİKK’in Talep Ettiği Düzenlemeler ve Gerçekleşmeleri........309

Genel Olarak Sermayenin Tümü için Yapılması

Gerekli Görülen Düzenlemeler......................................310

Para ve Döviz Piyasalarının Istikrarı Için

TCMB Kanununda Degisiklikler Yapılması....................311

Enflasyon Hedeflemesi...................................................312

Farkın Aynı Sektöre Yönlendirilmesi Nedeniyle

Gerek DuyulanDüzenlemeler........................................313

İşgücüne Yönelik Olarak Gerçekleştirilen

Düzenlemeler..................................................................313

Eğitim Faaliyetlerinin İhtiyaç Duyulan İşgücü ile

Uyumlulaştırılması.........................................................314

İşgücü Maliyetinin Azaltılması veİşgücü Piyasasının

Esnekliğinin Arttırılması................................................316

AR-GE Çalışmalarına Yönelik Olarak Yapılan

Düzenlemeler..................................................................318

Birikimin Farklı Sektörlere Yönlendirilmesi Durumunda

Gerekli Olan Düzenlemeler............................................321

Piyasaya Giriş–Çıkış Engellerinin Azaltılmasına Yönelik

Olarak Yapılan Düzenlemeler........................................322

Mevcut Piyasalarda Deregülasyon ve Reregülasyon

Çalışmaları......................................................................324

Uluslararası BirikimeEklemlenme AçısındanYapılan

Düzenlemeler..................................................................327

Yeni BirikimAlanlarının Oluşturulması İçin Yapılan

Düzenlemeler..................................................................330

Yatırım Danışma Konseyleri........................................................333

YDK’nın Dünyadakiİlk Örnekleri................................335

Sermayenin Döngüsü ve Yatırım DanışmaKonseyleri..336

Uzlaşı ve ÇatışmaAlanı Olarak YatırımDanışma

Konseyleri......................................................................338

Türkiye’de Yatırım Danışma Konseylerinin Yapısı........339

Sermayenin Temsiliyeti Açısından YatırımDanışma

Konseyleri......................................................................341


Sonuç: Gizli El Neden Kurumsallaştı?....................................343

Ekler.............................................................................................347

Kaynakça.....................................................................................387

 

 

TABLO LİSTESİ

 

 

 

Tablo 1: Reformlar İçin Geliştirilen Temel Öneriler Listesi.......231

Tablo 2: İdari Yükü Azaltmakİçin Belirlenen Hedeflerin

Özeti..............................................................................265

Tablo 3: Yatırım Oratımını İyileştirmede Kurumlarının İlişkisel

Yapısı.............................................................................289


 

ŞEKİL LİSTESİ

 

 

 

Şekil 1  : Hicks-Hansen IS-LM Modeli........................................75

Şekil 2  : 1961-1969 Philips EĞRİSİ............................................77

Şekil 3  : 1949-2000 Philips EĞRİSİ............................................78

Şekil 4  : YOİ’nin KurumsalYapısı ve İşleyiş Şeması...............242

Şekil 5  : Kırmızı Et veTavukçuluk Sanayi İin YatırımLisansı.254

Şekil 6  : Krmızı Et ve Tavutçuluk Sanayiİçin Faaliyet İzni.....255

Şekil 7  : Arazi Tahsisi İçin Gerekli İşlemlerde Harcanan Süre.259

Şekil 8  : Vergi İdaresi ve Mevzuatına İlişkin Problemler..........263

 

KÜNYE

SAV Sosyal Araştırmalar Vakfı

 

ISBN 978-605-86699-2-5

Sosyal Araştırmalar Vakfı

Küreselleşme Dizisi 42

 

Bilmediğimiz Kapitalizm

Gizli Elin Kurumsallaşması: YOİKK Ayşe Cebeci

Birinci Basım: Ağustos2012

 

Yayına Hazırlayan

Serap Korkusuz Kurt

 

Kapak Tasarım

İlknur Kavlak

 

Baskı Öncesi Hazırlık

Ülkü Gündoğdu

 

Baskı ve Cilt: Kayhan Matbaacılık

Davutpaşa Cad. Güven San. Sitesi C Blok No: 244

Tel: 0 212 576 01 36

 

Sosyal Araştırmalar Vakfı

İktisadi  İşletmesi

İstiklal CaddesiSahne Sk. No: 5/6

Beyoğlu İstanbul

 

Tel/Fax:  0 212 292 55 85 - 86

Web: www.sav.org.tr

e-mail: merhaba@sav.org.tr

KAPAK