2011 İLK ÇEYREK DÖNEMİ İSTİHDAM RAPORU

Hazırlayan Ali E. BİLGİN -İktisatçı ve sosyal politika uzmanı-

İstihdam artıyor…

İstihdam artışı  işsizler ordusunun büyüklüğü

karşısında yetersiz

TÜİK, 2011 yılının ilk çeyreğinde işsizlik ve istihdama ilişkin değerlendirme yapmamıza imkân verecek işsizlik ve istihdam verilerini (Hane Halkları ve İşgücü Anketleri) yayınladı.

Buna göre Şubat 2010-Şubat 2011’içeren 12 aylık dönemde emek piyasasına yeni dahil olanların (işgücü arzı) sayısı 821 bin kişi artarken yeni istihdam edilenlerin sayısı 1 milyon 535 bin kişiye ulaştı.  İstihdamın, emek piyasasına yeni katılanları aşması sonucu Gerçek İşsiz sayısı 714 bin kişi (Resmi İşsiz sayısı 600 bin) azaldı. Böylece Gerçek İşsiz sayısı 5 milyon 305 bine, Resmi İşsiz sayısı 2 milyon 964 bine geriledi.

İşsizlikteki azalma eğilimi, sanayi üretimi ve Milli Gelirdeki büyümeyle de paralellik gösteriyor. Bir başka ifadeyle sanayi üretim artışı ve Milli Gelirin büyümesinin belli ölçüde istihdam artışına neden olduğu anlaşılıyor. İstihdam artışı her yıl işgücü piyasasına dahil olan 850 bin kişinin yanı sıra kriz döneminde işsiz kalan 1 milyon 250 bin kişinin yaklaşık yarısını içermiş durumda. İşsizliğin azalma eğilimi önemli olmakla birlikte,  işsizler ordusunun devasa boyutu karşısında son derece yetersiz.

 

 

 

Krizlerden çıkılırken istihdam artar…

İstihdam artışının krizden çıkılmakta olduğunun bir göstergesi olarak alınması yanlış olmaz. Kapitalist ‘kriz çevrimi’nde sermaye birikiminin yeniden genişlemeye başlaması evresinde istihdamda –kriz dönemi istihdam düzeyine göre- belirgin bir artış görülür. Sermaye birikiminin genişleme hızına göre istihdam kriz öncesi seviyeyi de aşabilir. Krizin işçi sınıfı aleyhine çözülmüş olması (krizden çıkışın sermaye birikimi önündeki sorunları şu veya bu şekilde çözerek sağlanması) işgücü verimliliğinin, iş yoğunluğunun ve büyük ölçüde nakdi ücretlerin düşmesine neden olduğu için ek istihdam zorunlu hale gelir. Nakdi ücretlerin düşmüş olması sabit sermaye yatırımlarının bir kısmının ertelenmesine de zemin hazırladığı için ek istihdamın artırılmasını teşvik eder.

2011 yılı birinci çeyreğinde istihdamdaki belirgin ölçüde yüksek artışın, yukarıdaki çerçeveye uygun bir gelişme olduğu ve 2011 kinci çeyreğinde de muhtemelen devam edeceği anlaşılıyor.

Fakat  2011 üçüncü çeyrekten itibaren yeni ve büyük kpasite artırıcı yatırımlar yapılmadığı sürece, konjonktürün de etkisiyle istihdam artışının eski hızını yitireceğini, önemli ölçüde yavaşlayacağını öngörüyoruz.

İstihdam 2011 ikinci çeyrek döneminde artsa bile (aşağıda görüleceği gibi istihdamın bu dönemde artacağı anlaşılıyor) 5 milyonu aşan işsizler ordusunu aşağı çekmesi mümkün değil. Üstelik her ay işgücü piyasasına ilk kez ortalama 72 bin kişinin dahil olduğunu da dikkate alırsak, istihdam eğrisinin işsizliği azaltma kapasitesinin yeterli olmadığı anlaşılabilir.

 

Zorunlu Not:

TÜİK işsizlik ve istihdam verileri Hane Halkları ve İşgücü anketlerine dayanıyor. Metodolojik sorunlara rağmen, anketin işgücünün nitelik ve nicelik durumunu ana hatlarıyla göstermeye uygun olduğu söylenebilir. Fakat bu ankete dayalı olarak yayınlanan sonuçlar pek çok bakımdan  (iç tutarlılık, TÜİK'in diğer sosyal istatistikleri ile uyumsuzluk, sanayi üretimi ve şirket istatistikleriyle çelişkiler bulunması) güven sorunu doğuruyor.

Şimdilik iki temel sorundan sözedelim. Birincisi istatistiklerde tarım üretiminde yani kırda, işgücü arzının ve istihdamın artması buna karşılık işsizliğin azalması. Kır nüfusu azalırken, ekilen arazilerde belirgin bir artış sözkonusu değilken ve yine benzer şekilde tarım girdilerinde dikkate değer bir artış sözkonusu değilken kır işgücü arzının artması istatistiki bir tutarsızlık örneği. Üstelik rakamlar tolere edilebilir sınırların ötesinde görünüyor. (2011 ilk çeyreğinde kır işgücü arzının 590 bin, kır istihdamının 737 bin artması ve işsizliğin 48 bin azalmış olması ciddi bir çelişki ve giderilmesi istatistik oyunlarıyla pek mümkün görünmüyor)

 Kırdaki bu veriler 2011 Şubatı’nda Toplam işgücü arzındaki artışın yüzde 63'ünü, toplam istihdam artışının yüzde 48'ini oluşturuyor. TÜİK'in, işsizlik verilerinin güvenilirliğini sağlamak için kırda 2011'in ilk çeyreğinde (geçen yıla göre) işgücü arzında ve istihdam artışındaki gerçek nedenleri açıklaması gerekir. Kırda gözlenen işgücü ve istihdamdaki ani değişimler dikkate alınmadan, genel bir işgücü piyasası analizi yapmanın sakıncalı olacağı çok açık. Fakat işgücü piyasasını uzun dönemli ve kapsamlı olarak ortaya koyan başka bir veri çerçevesine sahip değiliz.

Sendika bürokrasisi, birikmiş işçi aidatlarını bilimsel bir işgücü veri çerçevesi oluşturmaktan sürekli kaçındı. Üniversiteler de konuya uzak duruyor. Dolayısıyla, TÜİK veri çerçevesini analiz aracı olarak kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle, istihdam analizizi ‘dikkate alınabilir eğilimler’ olarak ele almakta yarar var.

Tablolar ve grafikler-1

 

2011 ilk çeyrek işgücü piyasasının genel görünümü

 

1-Mutlak veriler

(Bin kişi)

 

Toplam

Kent

Kır

Çalışma çağındaki nüfus

53.152

36.738

16.414

Resmi İşgücü

25.766

17.198

8.567

Gerçek(*) İşgücü

28.107

18.589

9.517

İstihdam

22.802

14.905

7.8970

Resmi işsiz

2.964

2.294

670

İş bulma ümidini yitirmişler

2.241

1.3910

950

Gerçek işsiz

5.305

3.685

1.620

(*) TÜİK’in resmi verilerine, işsiz olduğu halde iş aramayan ve ya iş bulmaktan ümidini kesmiş ve geçici olarak çalışanların eklenmesi ile türetilmiştir.

 

 

2-Oranlar

(Yüzde)

 

Toplam

Kent

Kır

Resmi işsizlik oranı

11,5

13,3

7,8

Gerçek İşsizlik oranı

18,9

19,8

17,0

Resmi İşgücüne Katılma oranı

48,5

46,8

52,2

Gerçek(*) İşgücüne Katılma Oranı

52,9

50,6

58,0

Resmi İstihdam oranı

88,5

86,7

92,2

Gerçek İstihdam Oranı

81,1

80,2

83,0

(*) TÜİK’in resmi verilerine, işsiz olduğu halde iş aramayan ve ya iş bulmaktan ümidini kesmiş ve geçici ola-rak çalışanların eklenmesi ile türetilmiştir.

 

3- 2011 ilk çeyrek ila 2010 ilk çeyrek arasındaki değişim  

 

Toplam

Kent

Kır

 

(Bin kişi)

%

(Bin kişi)

%

(Bin kişi)

%

 

Çalışma çağındaki nüfus

929

1,8

279

0,8

650

4,1

 

Resmi İşgücü

935

3,8

345

2,0

5890

7,4

 

Gerçek İşgücü

821

3,0

250

1,4

570

6,4

 

İstihdam

1.535

7,2

798

5,7

737

10,3

 

Resmi işsiz

-600

-16,8

-452

-16,5

-148

-18,1

 

İş bulma ümidini yitirmişler

-114

-14,4

-95

-6,4

-19

-2,0

 

Gerçek işsiz

-714

-11,9

-547

-12,9

-167

-9,3

 

Grafik-Emek piyasası parametrelerinin genel seyri

 

Önümüzdeki dönemin

işaretleri :

İstihdam 2011 ikinci çeyrekte de artmaya devam edecek

Konjoktürel olarak istihdam artmaya devam edecek. Ama bu artış, işgücüne her yıl ilk kez dahil olan ortalama 850-900 bin kişiyi sınırlı ölçüde aşabilir. İşgücünün yıllık devri, mevsimlik etkiler, bazı alanlarda yatırımın yoğunlaşması, istihdam artışını belli bir düzeyin üzerinde artırsa bile işsizler ordusunun ciddi ölçüde azalması mümkün görünmüyor.

İstihdam artışı uzun vadede evrensel rekabet yasalarının seyrine bağlı. Bu çerçevede iki nokta önemli. Birincisi, ekonomik krizden çıkılma işaretlerinin güçlü olmasına rağmen ekonomik istikrarın henüz sağlanamamış olması. Bu durum, konjonktür dışında, mutlak bir istihdam artışının önündeki en büyük engellerden biri. İstikrarsızlık beklentisi, ekonomide gerek yabancı sermayenin gerek Türk özel sektörünün yeni (komple yeni yatırım) yapması önünde, dolayısıyla istihdamın mutlak artışı önünde en büyük engel.

İkincisi iş sürecinin yeni konumlanışı. Şöyle, gerek iş saatlerinin uzatılması gerekse iş yoğunluğunun artırılması suretiyle işletmeler rekabet güçlerini artırabiliyorlar. 2008-2009 krizi sermayeye bu konuda yeni imkânlar sundu. Bu imkânları henüz tümüyle uygulamaya koymuş değil. Bu iş süreci, istihdam artışını sınırlayıcı bir yapıya sahip. (İş güvencesizliği, uzun çalışma saatleri, iş yoğunluğunun artışı, taşeron sisteminin yaygınlığı vb)

İstihdam ve işsizliğe ilişkin genel eğilimler şöyle:

1-Sanayi üretimindeki artış, ihracat kapasitesinin genişlemesi, yatırım hacmindeki nispi genişleme (Daha çok idame, yenileme yatırımları yapılsa da) kurulan yeni sermaye şirketi sayısındaki artış, istihdamın artacağına işaret ediyor. Kredi sistemindeki genişlemenin devam etmesi de piyasadaki canlılığın devam edeceğini gösteriyor. Bütün bunlar 2011 ikinci çeyrek döneminde (Nisan, Mayıs, Haziran) istihdamın artmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.

2-İstihdam artışı eğilimi, 2011 birinci çeyrek döneminden bile yüksek olabilir. Bu durumda işgücü piyasasına dahil olanların hemen hepsi büyük ihtimalle istihdam edilmiş olacak ama, bu istihdam genişlemesi birikmiş işsizlik ordusunun kriz öncesi seviyeye inmesine yetmeyecek. İşsizler ordusunun kriz öncesi ikinci çeyrek dönemine gerilemesi için istihdamın (Nisan-Mayıs-Haziran) döneminde en az 1 milyon 246  bin kişi artması gerekir. Fakat ekonomi bu artış sağlayacak kapasiteye sahip değil. Bu nedenle, istihdam artışı sürse, hatta 1. çeyrek dönemden daha geniş bir istihdam kapasitesi oluşsa bile, yılın ikinci çeyreğinde işsizler ordusu sayısı kriz öncesi döneme ulaşamayacak                         

3-Emek piyasasına dahil olanların eğilimsel olarak artışı sürecek. Kriz öncesi yılı oluşturan 2007 yılında 1. çeyreğinde çalışma çağındaki nüfusun yüzde 45'i işgücü piyasasına dahil olurken, 2011 ilk çeyreğinde emek piyasasına dahil olanların oranı yüzde 48,5'a yükseldi. Emek piyasasına dahil olanların (İşgücüne Katılım Oranı) artış eğiliminin oran bazında 3,5 puanlık artışı, 3 milyon 475 bin kişiye karşılık geliyor. Bir başka ifade ile eğer 2011'in ilk çeyreğinde emek piyasasına dahil olma oranı 2007'nin ilk çeyrek seviyesinde olsaydı işgücüne bu süre içinde dahil olan sayısı 1 milyon 580 bin düzeyinde olacaktı. Ve böylece işsiz sayısı da yaklaşık 1 milyon 500 bin kişi azalmış olacaktı.

 4- Kadınların emek piyasasındaki ağırlığı artmaya devam edecek. Kriz dönemlerinde işçi sınıfının kadın, çocuk, göçmen vb kesimlerinin istihdamı her zaman artmıştır. 2008-2009 krizi döneminde de bu kesimlerin emek piyasasına daha çok katıldığı, daha çok istihdam edildiği gözleniyor. Çocuk ve göçmen işçilerin istihdam düzeylerine ilişkin güvenilir verilere sahip değiliz. Ama kayıtdışı istihdamın yüksek seviyesi bu eğilimi teyit ediyor.  Kadın istihdamının durumuna ilişkin ise TÜİK verileri analiz yapmamıza imkân veriyor. Buna göre kadınların emek piyasasındaki payı artacak.

Hatta 2011 yılsonunda kadın işgücünün emek piyasasındaki ağırlığının 1990’ler seviyesine çıkmasını beklemek bile sürpriz olmayacak. Kriz öncesi dönemde, 2007’de toplam işgücü içindeki kadınların payı yüzde 25 iken 2011 ilk çeyreğinde yüzde 28,5’e yükseldi.

 (Kadınların toplam işgücü içindeki payı 1990’ların başında yüzde 30 iken 1999-2001 krizinde yüzde 27,5’e geriledi. 2008-2009 krizinde kadınların işgücü içindeki payı yeniden yükselişe geçti. Bazı burjuva liberal iktisatçıları ve burjuva sosyalist iktisatçıların ifade ettiği gibi, kadınların işgücü içindeki payının gerilemesi AKP iktidarının özel politikasının sonucu değil. Tam tersine rekabet yasalarının krizlerde belirginleşen etkisinin sonucu)

5-Genç olarak tanımlanan (15-24 yaş grubu) nüfus kriz öncesi döneme göre emek piyasasına daha fazla dâhil oluyor. Bu durumu bir eğilim olarak kabul etmek ve önümüzdeki dönemde de sürmesini beklemek mümkün. Ama bu kesimin emek piyasasına katılım hızı, toplam işgücünün katılım hızından daha yavaş. Bu nedenle genç nüfusun, toplam işgücü içindeki oranı (nispi payı) azalıyor. TÜİK verilerinden genç emekçi kesimin işgücü piyasasındaki payının azalmasının nedenlerine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapamıyoruz.

 

3-Kadın işgücünde 2010 ilk çeyreğinden 2011 ilk çeyreğine neler değişti…

2011 ilk çeyrek ila 2010 ilk çeyrek arasında kadın işgücündeki değişim

 

 

Toplam

Kent

Kır

 

(Bin kişi)

%

(Bin kişi)

%

(Bin kişi)

%

Çalışma çağındaki nüfus

471,0

1,8

202,0

1,1

269,0

3,3

Resmi İşgücü

416,0

6,0

195,0

4,5

221,0

8,5

Gerçek  (*) İşgücü

333,0

4,0

131,0

2,5

202,0

6,5

İstihdam

517,0

8,7

279,0

8,1

237,0

9,6

Resmi işsiz

-101,0

-9,9

-84,0

-9,6

-16,0

-11,0

İş bulma ümidini yitirmişler

-83,0

-6,1

-64,0

-7,3

-19,0

-3,9

Gerçek işsiz

-184,0

-7,7

-148,0

-8,5

-35,0

-5,5

 (*) TÜİK’in resmi verilerine, işsiz olduğu halde iş aramayan ve ya iş bulmaktan ümidini kesmiş ve geçici olarak çalışanların eklenmesi ile türetilmiştir.

Grafik-Kadın işgücünün toplam işgücü içindeki payı